We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Libya’da siyasi krize Türkiye’nin çözüm arayışları

4 0 0
18.11.2018

Libya’da siyasi istikrarın sağlanması amacıyla İtalya’nın Palermo kentinde düzenlenen zirve, daha önceki benzer toplantılar gibi ciddi bir sonuç üretemeden son buldu. Bunda, toplantıya katılan bazı ülke ve grupların toplantının asıl amacı dışında süreci manipüle etme yönündeki girişimleri etkili olmuştur. Bu durum Türkiye’nin toplantıya yaklaşımını da ciddi anlamda etkilemiştir. Türkiye, zirvenin ikinci gününde toplantılardan çekildiğini duyurarak tepkisini göstermiştir. Türkiye heyetine başkanlık eden Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay yaptığı açıklamada bazı ülkelerin kendi dar çıkarları doğrultusunda süreci baltalamaya devam ettiklerini ifade ederek Libya’nın daha fazla değil daha az yabancı müdahaleye ihtiyacı olduğunu vurgulamıştır.

Palermo’daki zirvede yaşananlar Libya’da uzun yıllar devam eden siyasi krizin neden hala çözüme kavuşturulamadığının da bir göstergesidir. Kaddafi’nin devrildiği günden bu yana birçok yabancı aktörün ülke siyasetine müdahale etme girişimleri Libya’daki istikrarsızlığın en önemli sebebi olarak gösterilebilir. Bu nedenle Türkiye’nin ilk günden bu yana vurguladığı krizin çözümünün Libyalı aktörlere bırakılması önerisi halen geçerliliğini korumaktadır.

İstikrarsızlığın arka planı

Libya’da 2011 yılında başlayan devrim hareketi ülkede yıllarca siyasi baskıya maruz kalan, ekonomik sıkıntılarla mücadele eden ve özgürlük taleplerini yüksek sesle dile getiren toplumsal kesimler tarafından dönüşüm anlamında bir umut olarak görülmüştü. Devrim hareketine hiçbir şans tanımayan Kaddafi’nin devrimci aktörlerle mücadele etme tercihi, uzun yıllardır iktidarda olan bu liderin sonunu da hazırlamıştır. Kaddafi’nin öldürülmesini izleyen dönemde Libya, bir anlamda yeni bir kuruluş aşamasına girmiştir. O günden itibaren Libya’da devletin yeniden inşası, siyasi kurumların tesisi ve demokratik, çoğulcu ve sivil bir siyaset mekanizmasının işlevsel hale getirilmesi amacıyla yoğun bir çaba sarf edilmeye başlandı.

Libya’daki devrimcilerin bu anlamda var olan motivasyonları uluslararası toplumun bu konuda olumlu bir yaklaşımda olacağı varsayımıyla daha da belirgin hale geldi. Belirlenen yol haritasında yerel aktörler Libya’da demokratik bir yapının kurulması amacıyla enerji harcarken, bir taraftan da bu gelişmeleri sabote etmek isteyen aktörlerle de mücadele ettiler. Ancak bu durum 2014 yılında ciddi biçimde yara aldı.

Ülkenin Batı kesiminde güçlü bir tabana sahip olan General Halife Hafter liderliğinde gerçekleştirilmeye çalışılan askeri darbe Libya’daki........

© Açık Görüş