We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

18. Doha Forum’dan Türkiye’ye yansıyanlar

4 0 1
29.12.2018

Dünyanın farklı ülkelerinden siyasetçiler, yöneticiler, uluslararası kurum ve kuruluşların temsilcileri, akademisyenler, gazeteciler başta olmak üzere yoğun bir katılımla, 15-16 Aralık tarihlerinde Doha’da 18. kez Doha Forum düzenlendi. “Birbirine Bağlı Dünyada Politikaların Şekillenmesi” “Shapingpolicy in an interconnectedworld” ana temasıyla düzenlenen forum, temaya uygun olarak haritada birbirine çok uzak olan ülkeleri aynı platformda bir araya getirdi. Somali, Romanya, Mali, Burkina Faso, İran, Ekvator, Belçika, Singapur, Belçika, Filipinler, Letonya, bu ülkelerden bazıları. Forumun içeriğini değerlendirmeden önce, Doha Forum’un giderek uluslararası düzeyde bir müzakere platformuna dönüştüğünü söylemek gerekiyor. Sosyal ve ekonomik adaletsizliklere çözüm getireceği, bireyler ve toplumlar arasındaki eşitsizliklere çözüm arayacağına dair kabullerle yapılan G20 toplantılarına, Davos Zirvesi’ne alternatif olacak bir organizasyon. Üstelik bu foruma, eşit ve adil yaşamın adresi olduğu iddia edilen bir Batı ülkesi değil, İslam ülkesi ev sahipliği yapıyor. Dolayısıyla, forumun uluslararası düzeydeki prestijinin artması Batı ülkelerinin karnesinin iyi olmamasına rağmen çok başarılıymış gibi gösterildiği ifade özgürlüğünün asıl merkezine geri dönmesine de yardımcı olabilir.

Bu yılki Doha Forum’unun içeriğini değerlendirecek olursak, panel başlıkları ve panelistlerin seçimine, yine forum için belirlenen temaya uygun olarak çeşitliliğin yansıdığını görüyoruz. Yalnızca ABD, AB ülkelerinin ya da Rusya, Çin gibi ülkelerin değil, her ülkenin global düzende önem taşıdığını ve belirleyici bir rol üstleneceğine dair bir kabul yerleşik hale gelmeye başlıyor. Açılış oturumunun “Yeni Dünya Düzeninde Eski Aktörler, Yeni Ortaklıklar” başlığıyla düzenlenmesi de bu kabulün bir sonucu.

Çeşitliliğin olduğu bir sistem

Her ne kadar eski düzenin, yani belirli ülkelerin söz sahibi olduğu ve politikaları belirlediği düzenin devam etmesi için, sebep olduğu zarar önemsenmeyerek politik, siyasi ve sosyal odaklı hamleler yapılsa da, bu düzenin değişeceğine dair bir gündemin oluşması dahi önemli. Bu oturumun konuşmacıları Katar Başbakan Yardımcısı, Somali Başbakanı, Romanya Dışişleri Bakanı ve Birleşmiş Milletler Genel Kurul başkanıydı. Avrupa’nın, Afrika’nın ve Ortadoğu’nun temsil edildiği bu panelde, öne çıkan başlık işbirliklerinin........

© Açık Görüş