We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

İdlib: Tampon bölge planı gerçekten yürüyor mu?

336 0 0
18.10.2018

Türkiye ve Rusya’nın İdlib’in etrafında silahsızlandırılmış bir “tampon kemer” oluşturma mutabakatının ilk iki aşaması için tanınan süre doldu. 17 Eylül’de Soçi’de varılan mutabakata göre 10 Ekim itibarıyla ağır silahların teslim edilmesi, 15 Ekim itibarıyla da terör örgütü sayılan grupların bölgeden çıkarılması gerekiyordu. Görüntüyü kurtaracak ince bir ayarlamayla ağır silahlar cephe hatlarından çekildi. Terör örgütü sayılan Heyet Tahrir El Şam (HTŞ), Hurras El Din, Türkistan İslami Partisi (TİP) ve Ensar El İslam gibi grupların bölgeden çekilmesi şartı ise zevahiri kurtarmaya yönelik tüm çabaya rağmen halen gerçekleşmedi.

Anadolu Ajansı havan, top, tank, Grad ve orta menzilli füze rampalarının çekildiğini duyururken Milli Savunma Bakanlığı da “Garantör ülke olarak Türkiye sorumluluklarını yerine getirmiş, ağır silahların çekilmesi tamamlanmıştır.” açıklamasını yaptı. Ancak silahların ne kadarının teslim edildiğini, ne kadarının zulalandığını tespit ve teyit etmek mümkün değil.

Anlaşmaya dair şüpheleri olanlar da “Ruslar razıysa yapacak bir şey yok” noktasında. Rus Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov “Anlaşma uygulanıyor” diyerek Soçi mutabakatına gölge düşürmeme eğilimini korurken olası gediklere işaret etme işi Dışişleri Sözcüsü Maria Zakharova’ya düştü. “Uzmanlarımız aracılığıyla bilgileri doğrulamaya çalışıyoruz” diyen Sözcü’ye göre silahsızlandırılmış bölgeden binden fazla militan, yaklaşık 100 askeri araç çıkarıldı. Bu rakamlar, bölgede bulunan militan sayısı dikkate alındığında oldukça mütevazı sayılır. Suriye yönetimi de anlaşmaya uyulup uyulmadığına dair Rusya’dan teyit beklediğini açıkladı.

Resmi açıklamalar bir yana sahadan gelen bilgiler ışığında tablo yoruma çok açık. Türkiye’nin desteğiyle kurulan çatı örgütü Ulusal Kurtuluş Cephesi’nin (UKC) komutanları ağır silahları geri çekseler de ellerinde olası saldırıları püskürtmeye yetecek silah olduğunu söylüyorlar. Muhalif kaynaklara göre “rejimin tuzağına düşmek” istemeyen ve Rusların bölgeye girmesini kabul etmeyen örgütler ise ağır silahlarını çekiyor gözükse bile bulundukları bölgeleri daha fazla hafif silah ve savaşçılarla tahkim ediyor, savunma mevzilerini güçlendiriyor ve keskin nişancılar yerleştiriyorlar. Çekilme stratejisini en iyi Ceyş El İzze’den bir komutan özetledi: “Ağır silahları savaş çıktığında hemen getirebilmek için cephe hatlarının uzağındaki depolara sakladık.”

İdlib’in güneyindeki Latamine bölgesini kontrol eden Ceyş El İzze, başından beri uzlaşmaz bir çizgide. Örgütün lideri Cemil El Salih bu tavrı “Kurtarılmış bölgeleri kemirip Beşar Esad’ı kurtaran anlaşmaya karşıyız” sözleriyle ortaya koydu. Rusların bölgeye girişini kesinlikle kabul etmeyeceğini açıklayan Ceyş El İzze, Türkiye’yi daha önce rejimin tamamen kontrolüne geçen üç gerilimi düşürme bölgesinde yaşanan senaryonun İdlib’de........

© Al Monitor