We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Domates, biber, patlıcan; batan geminin malları bunlar!

690 55 1811
12.02.2019

Oh be! Sonunda gençlik yıllarına geri döndüm.

Yani resmen 1970’ler falan…

Kadıköy-Karaköy Şehit Hatları vapurunda “Burhan Pazarlama” kimi gün saç fırçası, kimi gün jilet, kimi gün tırnak makası satıyor…

Saç fırçası alana yanında bir tarak ve horoz ayna, jilet alana tıraş sabunu, tırnak makası alana bir de törpü veriyor…

İzmirli CHP’liler halka ucuz sebze ve meyve yedirebilmek için tanzim satış mağazaları kuruyorlar…

Kentlerde tüp gaz, benzin, margarin kuyrukları var…

Karaoğlan Ecevit’in iktidara yarım yamalak geldiği yıllar.

Aile büyükleri bu görüntülere bakıp bakıp 1940’lı yılları yad ediyorlardı:

“Ekmeği karneyle alıyorduk. Şeker bulamadığımız için Kanlıca Körfezi’nden Vaniköy’e yürüyerek gidiyor, oradaki mısırözü yağı fabrikasından mısır küspesi alıyorduk.”

Arkasından da eklemeyi hiç ihmal etmiyorlardı:

“Ne de olsa savaş yıllarıydı. Şükür ki savaşa girmedik.”

Geçen yüzyılda yaşanan bu öykülerin benzerlerine 21. Yüzyıl Türkiye’sinde tanık olmak insanın canını hayli sıksa da yine işin eğlenceli yanını buluyor insan.

Geçen yüzyılın Burhan Pazarlaması şimdi başka bir kimlikle sahnede.

2020’ye doğru karşımıza Boğaz vapurunda değil de politikacı olarak “Kürsü pazarlamacısı” görünümünde çıkıyor.

Fırçanın, jiletin, tırnak makasının yerini de çay ve bez torba almış.

Hedef kitlesi miting alanında, kendisi kürsüde; sağ elinde bir poşet çay, diğerinde mikrofon, anlatıyor:

“Rize çayı ve bu çay 200 gram. 200 gramlık bu çay hakikaten çok keyiflidir. Bundan önce bir fincan kahve dağıtıyorduk. Ne diyorduk, bir fincan kahvenin 40 yıl hatırı vardır. Şimdi de sandık başkanlarının riyasetinde bu kurullarımız artık bütün sandık seçmen listesine ulaşacaksınız ve onlara birer bu çaydan ikram edeceksiniz. Ama çayı siz demlemeyeceksiniz. Onlara ikram ettiğiniz bu çay paketlerini alanlar kendi evlerinde........

© Artı Gerçek