We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

CHP’liler, kırın zincirlerinizi!

150 1 148
14.03.2018

Milletvekili arkadaşına düşüncesini açıkladı ya da parti politikasını eleştirdi diye, 'Seni kapının önüne koyarım' diyen bir lider iktidar olunca bize ne yapmaz?

CHP’nin geçtiğimiz cuma günü yapılan tüzük kurultayına Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun sözleri damga vurdu.

Bu sözler bana göre Kurultay’da alınan kararlardan daha önemliydi. Buna rağmen kimse bu sözlerle fazla ilgilenmedi.

Biliyorum, o günden bu yana ülkenin gündemi çok değişmiş olsa da ben yine de bu meseleye değinmek istiyorum.

Çünkü bu mesele, aslında bugün yaşadığımız birçok yakıcı meselenin temelini oluşturuyor.

Genel Başkan, “Benden izin almadan konuşan milletvekilini kapının önüne koyarım” diye bir tehdit savurmuştu.

Düşünün, bu konuşmanın yapıldığı toplantının amacı, “parti tüzüğünü daha da demokratik hale getirmek” olarak ilan edilmişti.

Demokrasinin arandığı toplantıda genel başkanın yaptığı konuşmaya bakın.

Tipik OHAL rejimi parti başkanı tavrı…

İşi konuşmak, politika yapmak olan milletvekillerine konuşma yasağı getiren anlayışını eleştirmeyi şimdilik bir tarafa bırakalım.

Bir parti liderinin birlikte çalıştığı arkadaşlarına nasıl baktığını, onları nasıl gördüğünü bundan daha iyi anlatacak örnek olamaz.

Bu tavır, tabii kökü çok eskilere dayanan bir devletçi buyurganlık, sahiplik- kulluk anlayışının siyasete, devlet yönetimine bulaşmış halini ifade ediyor. Geleneksel olarak devlete hakim olanın tebaaya da sahip olması, halkı kulu olarak görmesi anlayışının bir başka görüntüsü.

Günümüzde OHAL sayesinde patronlar işçilerini sorgusuz sualsiz kapının önüne koyabiliyorlar, ama normal şartlarda bu pek mümkün değil. Patron bir işçiyi işten çıkaracaksa da -istisnalar dışında- bunun yolu yöntemi belli.

'KONUŞURSAN SENİ ATARIM' DİYEN BAŞKAN

Burada ise patron falan yok. Parti genel kurulunun oylarıyla seçilmiş bir genel başkan var. O genel başkan, kendisine sormadan kamuoyuna açıklama yapan, herhangi bir konuda düşüncesini beyan eden ya da bir medya kuruluşuna konuşan milletvekili arkadaşını tehdit ediyor.

“Konuşursan seni partiden atarım” diyor.

Sanki o parti onun babasının ya da kendisinin mülkü ve milletvekilleri de o mülkün malları, kulları. Tavır o tavır.

Bir genel başkan partisinde birlikte çalıştığı arkadaşlarına karşı her şeyden önce saygı duymalı. Eleştiri yapacaksa da bunun bir ölçüsü olmalı.

Parti politikası açısından bazı kritik konuların medya önünde konuşulması istenmiyorsa bunu talep etmenin de bir yolu yöntemi var.

“Konuşanı kapının önüne koyarım” ne demek?

Partinin tüzüğü, kuralları milletvekillerinin -antidemokratik olma pahasına- izin almalarını gerektiriyorsa ve üyeler de izin almadan konuşmuşlarsa en fazla........

© Artı Gerçek