We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Erdoğan’ın ulus devlet faşizmi ile dansı

164 30 273
15.11.2017

Atatürkçülüğe dönüş manevrası aslında, Kemalist ulus devleti savunanlarla İslami faşizm çizgisini biraraya getirmeyi amaçlıyor. Atatürkçüler, güncel deyişle, bunu yerler mi?

‘Görülen acil lüzum’ üzerine Tayyip Erdoğan, Atatürkçülüğe doğru keskin bir dönüş yaptı. Adını bile anmadığı Atatürk’ten övgüyle sözetmeye başladı, 10 Kasım’da Anıtkabir’deki anma törenine gönüllü katıldı.

Onunla birlikte bütün AKP yönetici takımı ve yandaş propaganda aygıtları da biraz zorla da olsa frene bastılar ve hep birlikte aynı yöne doğru hamle ettiler.

Atatürk dönemine, o dönemin tek parti rejimine güzellemeler döktürüyorlar.

Yazarları, “Ne yani biz de Atatürkçü olamaz mıyız?” deyip kendilerini küçümseyen ulusalcılara, Kemalistlere çıkışıyor.

Tabii Atatürkçü kesimde de tartışmalar var.

Bir kısmı Atatürk’ten oldum olası nefret eden, memleketin başına ne musibet geldiyse onu Atatürk’ün gerçekleştirdiği devrimlerden bilen bir kesimin şimdi Atatürk’ü sahiplenmesini kabul edemiyor.

Hele bazıları, AKP iktidarının laikliğe taban tabana zıt, aykırı işlemlerine, Kemalist devrimlerin içini boşaltan uygulamalarına bakıp ,”Gidin işinize, Atatürkle oynamayın” diye tepki gösteriyor.

Bunu, AKP’nin oylarındaki gerilemeye bağlayanlar var.

Saray’ın yazarları sanki bu yaklaşımı doğrulamak istercesine konunun altını çiziyorlar. Medyaya, yandaş kamuoyu araştırma şirketlerinin bazı sondaj sonuçlarını sızdırıyorlar.

Aslında son günlerde alevlenen bu tartışmanın kökleri biraz daha geriye dayanıyor. Kendisi aleyhine olan neredeyse her olaydan mağduriyet çıkarıp propaganda malzemesi olarak kullanmak Erdoğan ve çevresinin neredeyse en iyi bildiği konu. Bir süredir de dış politikada üstüste yediği darbeleri, iç politikada “yerli ve milli” diye pazarlıyor. Kalemşörleri de Erdoğan’ın dünyada neredeyse hiç bir ülke tarafından ciddiye bile alınmamasını AKP seçmenine “emperyalizme kafa tutan adam” diye satıyor.

İşin ilginç yanı, bazı ulusalcılar da bu çerçevede yazılar döşenmekten geri durmadılar. Erdoğan’ın, özellikle Rusya-İran eksenine dönüş yapıp Batı’ya, ABD’ye ve Avrupa’ya kafa tuttuğunu bunun bir anti emperyalist tavır olduğunu vurguladılar.

Bunu, Atatürk’ün emperyalizme karşı Ulusal Kurtuluş savaşı vererek Cumhuriyet’i kurması ile kıyaslayanlar bile oldu.

Neyse ki, bu saçmalığa karşı çıkan, Erdoğan’ın anti emperyalizmle bir ilgisinin olamayacağını söyleyen sağduyulu yazarlar da oldu. Onun dünyanın en gerici sermaye çevrelerinin peşinden giden, attığı her adımın emperyalistlerin ve uluslararsı sermaye çevrelerinin çıkarlarına uygun davranan pragmatist bir siyasetçi olduğunu yazdılar.

Ben de o tarihlerde bir yazı yazarak, Rusya’nın kucağında anti emperyalizm yapılamayacağını anlattım. Türkiye’nin dış politikasında ve özellikle Suriye konusunda büyük güçlerin izni olmadan adım atamadığını, Suriye’de ABD ve Rusya’nın izni dışında........

© Artı Gerçek

Tepkiler & Yorumlar

1
Sony 1 week

Yorum yap

yorumunuz...


küfür, argo, hakaret içeren yorumlar silinir 0/350

Yorum yap