We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Endişe hazzı…

13 9 5
16.01.2019

Kış bitse de doya doya güneşi içime çeksem. Güneş hava mı ki içe çekilsin? Çekiliyor ama, daha bir aydınlık olabiliyor insanın içi. Yaz olunca da, şöyle yağmurlu bir serinlik olsa da derin bir uyku çeksem diye hayal kurmuyor değilim. Balıkçılar kahvesinde oturmuş, masanın üzerindeki kitapların arasından kabaran denizi izliyorum. Yan masadaki balıkçıların konuşmalarını dinliyorum bir yandan, ekonomiden seçimlere, hastalıklardan hava durumuna bir dolu endişe… Yaşadığımız ülkede endişelenmeden yaşamak mümkün değil, ama bu endişe konusu fena halde karışık ve ilginç bir konu.

Öyle insanlar vardır, endişeleri her şeyin üstündedir. Endişelenmeyi bıraktıklarında boşluğa düşmüş gibi hissederler. Sürekli hastalığından şikâyet eden biri, iyileştiğinde neyden bahsedecektir artık, geçmişteki hastalıklarından belki. Ya da sürekli sevgilisiyle sorunlarından konuşmak isteyen biri, belki de konuşacak daha önemli bir şeyi olduğuna inanmıyordur. Hastalık hastalığı, yani hipokondriyazis ya da literatüre Münchausen sendromu diye geçen rahatsızlık da endişeye duyulan ihtiyaçla benzerlik gösterir. Münchausen sendromunu yaşayan biri, bir hastalığın her tür belirtisini taklit edebilir, hatta kendisine bilerek zarar verebilir hastaneye yatmak için. Ameliyat olmaktan, organlarını kaybetmekten........

© Birgün