We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Öte-dünya kardeşlerim

19 4 2
15.01.2019

Cumartesi günü J.D. Salinger’ın yayıncısı YKY’nin, onun 100. doğum günü onuruna Yapı Kredi Kültür Kültür Sanat binasında düzenlediği bir söyleşiye katıldık. Moderatörümüz, tanıdığıma çok memnun olduğum akademisyen, yazar Erkan Irmak’tı. Konuşmacılar, yazarın Türkiye’deki ilk editörlerinden İshak Reyna, çevirmenleri olarak da Ömer Madra ile bendik. Ömer, kendi ifadesine göre İshak’ın komplosu sonucu “Franny and/ve Zooey”i çevirmişti. Nasıl kabul ettiğimi hatırlamıyorum ama benim payıma da “Seymour: An Introduction / Seymour: Bir Giriş” düşmüştü. Cidden zordur çünkü. Genç yaşta kaybettiğimiz Salinger tutkunu Coşkun Büktel’in çevirdiği hikâyeler de, “Raise High the Roof Beam, Carpenters/Yükseltin Tavan Kirişini Ustalar” adıyla aynı kitabın ilk kısmını oluşturuyordu. Çeviriyi kendisine verdiğim editörüm Birhan Keskin, kanırttığını söyledi. Ben de, “Yapacak bir şey yok, kitabın kendisi de kanırtıyor,” demiştim. Sahiden öyleydi. Ben de o zamanlar uzun cümleleri hiç bölmüyordum.

Glass Çocuklarıyla (özellikle Seymour’la) ve “Catcher in the Rye/Çavdar Tarlasındaki Çocuklar’ın kahramanı Holden Caulfield’le, çok uzun yıllar önce tanıştım. Hele Holden’la tanışıklığımız çok eskidir. Bir geçiş dönemindeyken hayatın kendisine de, anlayışsız ailesine de........

© Birgün