We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Kötülük sıradanlaşınca...

20 18 71
09.11.2018

“Bir ülkede kötülük hâkim olabiliyorsa eğer, bu cani ruhlu insanların sayısı arttığı için değil, kötülük sıradanlaştığı içindir...”
Nurdan Gürbilek’in “Sessizin Payı” adlı kitabındaki bu cümleyi bir yerlere not etmiştim.
Geçen gün 15 yaşındaki bir çocuğun yine 15 yaşındaki arkadaşı tarafından İstanbul’da sokak ortasında sırtından pompalı tüfekle vurularak öldürülmesi üzerine kendime sordum: Kim kötü? Neden kötü? Bu kitlesel kötülükteki payımız nedir?
“Kötülüğün Sıradanlığı” kavramı ünlü Alman felsefeci Hannah Arendt’a ait. Nazi Almanyası’nda soykırım esnasında insanların Nazi rejimi ile sessiz ya da rızaya dayalı işbirliğini, görmeme, görmezlikten gelme ya da sadece işini yapma halinin nasıl olup da kitlesel boyutlar kazanabildiğini anlatır Arendt kitabında. Ve var olmak için metafizik bir kaynağa ihtiyaç duymayan kötülüğün sıradan niteliğini, “normal” insanlardan oluşan kitlelerin iyiyle kötü arasında bir ayrım yapamamasına ve yargı yoksunluğuna bağlar.
Dönelim ülkemize...
Hemen her gün en azından bir iki iş cinayeti yaşanır. Zamanında alınmayan önlemler, uyulmayan kurallar yüzünden ekmek parası peşinde ölüp giden onlarca can. Fıtrat değil, düpedüz cinayet. Cezası olmalı, yaptırımı olmalı, örneğin........

© Cumhuriyet