We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Koruyucu hekimlik olmadan hayvan hastalıkları önlenemez

25 5 18
05.09.2018

Şarbon, şap, tüberküloz, bruselloz, kuş gribi ve daha bir çok hayvan hastalığı ülke hayvancılığına ve ekonomiye büyük zarar veriyor. İnsan yaşamını tehdit ediyor. Bugünlerde şarbon hastalığının yarattığı panik ile kırmızı et tüketiminde ciddi düşüş bekleniyor.

Günlerdir şarbon ve diğer hastalıkların yarattığı tahribatı konuşuyoruz, yazıyoruz. Fakat, bu hastalıklarla mücadele ve çözüm konusunda çok az görüş ve öneri var.

Konunun bilimsel boyutu ve hayvan hastalıklarıyla mücadele için neler yapılması gerektiğini Uludağ Üniversitesi Veteriner Fakültesi Gıda Hijyeni ve Teknolojisi Bölümü Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mustafa Tayyar'a sorduk. Tayyar'ın tespitleri ve önerileri özetle şöyle:

"Canlı hayvan ve et ithalatı konusunda dünyadaki bütün üretici ülkelerin iştahını kabartır durumdayız. Hangi koşularda hangi yemlerle beslendiği belli olmayan hayvanlarla sadece hastalıklar değil birçok yem katkı maddesi ve antibiyotik kalıntısı da ülkemizde.

Ülkemize kaçak yollardan girenleri de dikkate alırsak hayvan ithalinde dünya liderliğine oynayan Türkiye, hayvan hastalıkları yönünden de ciddi risklerle karşı karşıya. Dünyanın unuttuğu, tamamen eradike ettiği (ortadan kaldırdığı) hastalıklarla biz mücadele etmeye çalışıyoruz.

Neden bu noktaya geldik ?

Hayvancılığın çöküş süreci 1984 yılında Veteriner İşleri Genel Müdürlüğü ve taşra örgütünün kaldırılması ile başlamıştır. Sağlık Bakanlığı tarafından oluşturulan planlamalarda veteriner hekimler sağlık personeli sayılmamıştır. Yetkilendirilmiş veteriner hekim taşerona bağlı hale getirilmiştir.

Uluslararası Cenevre Anlaşması'na göre, ülkemizde bir bakana doğrudan bağlı, merkez ve taşra örgütü olan yetkili bir veteriner otoritesinin oluşturulması gerekmektedir. Bu........

© Dünya