We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Kazım Kurt’un geleceği…

10 10 137
12.02.2019
31 Mart’ta yapılacak olan yerel seçimlere 47 gün kala, siyasi partilerin belediye başkan adayları yüzde 99 oranında belirlendi.

*

Bu noktada aday olmayı hak edip aday yapılmayan, yine aday yapılacağı yönünde söz alıp aday gösterilmeyen isimler var.

*

Bu isimlerin bir bölümü, şu anda, “siyaset bana göre değil” diyor, bir bölümü “küstüm, oynamıyorum” diyor, bir bölümü “partinin hiçbir çalışmasına katılmayacağım” diyor, bir bölümü ise “partimin benim yerime gösterdiği belediye başkan adayına karşı çalışıp ona seçimi kaybettireceğim” diyor.

*

Bu davranışların yanlış olduğunu net bir biçimde söyleyebilirim.

*

Çünkü siyaset… Şahsi çıkarlar için yapılmaz. Aksine… Vatan için, millet için, barış için, özgürlükler için, demokrasi için, yurttaşlarımızın refahı ve huzuru için, insan onuruna yakışır bir sistem kurmak için yapılır.

*

Bakın… Çok uzağa gitmemize gerek yok. Yanı başımızda duran ve ders niteliğinde olan bir örnek, bir karakter var.

*

Kazım Kurt’tan bahsediyorum…

*

“Ben Türkiye’yi kurtarmak, ülkemin tam bağımsız parlamenter demokratik sistemle yönetilmesini sağlamak; hukuk ve adaletin tesis edildiği, hiçbir çocuğun yatağa aç girmediği günlere kavuşmak için siyaset yapıyorum” diyen Kazım Kurt’tan…

*

Kazım Kurt, 1976 ve 1980 yılları arasında üniversitede eğitim aldığı dört yıl boyunca ‘siyasetin teorisini’ öğrenerek çıktı bu uzun yola. Çok okudu…

*

Faşist cunta tarafından siyasetin yasaklandığı 1980 yılında, Seyitgazispor’un kuruluşunda yer aldı; Kurt’un buradaki amacı, hem spor yapmaktı, hem de ‘çaktırmadan’ siyaset yapabilmek. Bunu başardı da…

*

Sonrasında örgütlenerek güçlenmek gerektiğini düşündü. Bu örgütlenme, ilk etapta partiden çok, sivil oluşumlarla yapılmalıydı. Hemen harekete geçti… Sırasıyla Eskişehir Gelişim Vakfı, Seyit Battal Gazi Vakfı, Kırım Derneği ve Kırım Gelişim Vakfı’nın kuruluşunda öncü oldu; kurucu yönetim kurulu üyelikleri yaptı.

*

12 Eylül faşist darbesiyle kapatılan, sonrasında açılması gündeme gelen ‘Halk Evleri’yle ilgili çalışma başlattı. Çok geçmeden Eskişehir Halk Evi’ni kurdu ve başkanlığını yaptı. O dönem solcularının Eskişehir’de neredeyse tek adresi olan Halk Evi, bir hayli güçlenmişti. Öyle ki SHP’nin, 1989 yılında........

© Eskişehir Anadolu