We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Asgari medeniyet seviyesi ve hasbelkader filizlenen heyecanlar

31 89 62
17.02.2019

Bu pazar dert, elem değil de akıp giden rutin hayata dair iki kelam etmek istedim.

İstanbul’da son 10 yılda toplam 3 semtte yaşadım. İlki fazlasıyla nezihti, herkes o kadar önemli ve özeldi ki komşuluğa ayıracakları hiç vakitleri yok gibiydi. Sohbetlerine nail olamadım. Merhabamız hep vardı ama samimiyet hiç kurulmadı.

İkincisi gecekondularla çevrili, çok da popüler olmayan bir semtte ufak bir siteydi. Komşularım çok iyiydi, aile gibi yaşıyorduk ama site duvarları dışında, seçimden seçime yüzleştiğim semt sakinlerimiz ile aynı dili konuşamıyorduk. Merhabalarım donuk bakışlara çarpıp kırılıyordu. Arka sokakta geceleri asfaltlar ağlıyordu, açık pencereden eve arabesk doluyordu. Yine de seviyordum ama semtten bir karşılık alamıyordum.

Bu sene yine taşındım. Evimi seçerken ilk kriterlerden biri komşularımdı. Bir de yürüme mesafesinde pek çok ihtiyacın karşılanabilecek olması. Başardım. Anahtarımı bırakabileceğim komşularım var. Bir de etrafımda özlediğim nitelikte insanlar. Marketten eve poşetlerle yürürken yoldan geçen biri mutlaka “Yardım edebilirim isterseniz?” diye soruyor. Camdan bakkala sepet sallıyoruz, aramızda üçün beşin hesabı olmuyor. Sabahları işe yürürken tüm dükkanlarla günaydınlaşıyoruz, biraz şık giyinmişsek karşılıklı iltifatı eksik etmiyoruz.

Acil durumda esnaf yardıma koşuyor. Apartmanda kimseler, azıcık gürültü oldu diye tavanı süpürge sapıyla dövmüyor.

Mahallede, semt sakinlerinin gittiği pek çok kafe var. Medeniyete ulaştığımı ilk orada fark ettim. Kafeye biri girince, içerideki herkese merhaba diyor, herkes selamı alıyor, kimse önüne bakıp sessiz karşılamıyor. Çıkarken mutlaka “Herkese iyi akşamlar” dileniyor. Tanışmamız gerekmiyor. Aynı mekanda aynı havayı soluduysak birkaç saattir, bugün karşılaşmışsak ve yine karşılaşma ihtimalimiz varsa, bir selamlık hukukumuz oluyor.

Buraya kadar neden anlattım: Çünkü derdim asgari medeniyet seviyesinden bahsetmek. O çok sevdiğimiz, özlediğimiz Yeşilçam filmlerinde bizi yakalayan duygu neydi onu hatırlatabilmek.

İnsanın hayatını güzelleştiren ve çok basit bazı davranış şekilleri, anlar var. Anlamlı bir sıralaması olmadan rastgele, hayatımı iyi kılan ve beni bir medeniyet kucağında hissettiren anları, davranışları yazmak istedim:

Kapıdan çıkarken arkanızdan gelen varsa, çarpmaması için kapıyı tutmak.

Sadece ışıklar, yaya geçitleri ya da sağa dönüşlerde değil, elinde ağır yük olan, yaşı ileri olan, çocuklu, bebek arabalı insanlara, yağmur ağır yağıyorsa yürümeye çalışan herkese, araçla durup yol vermek. Yol verilen yayanın eliyle, başıyla yaptığı teşekkür işareti.

Mahallede, sokakta, vapurda, serviste,........

© Evrensel