We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Barış bir mecburiyettir

18 56 58
14.02.2018

Türkiye silahlı yöntemlerle ‘çözmekte’ ısrar ettiği asırlık bir sorunun ağır sonuçlarından birini daha yaşamaya devam ediyor. Asker cenazeleri, kahramanlık ve ‘misliyle intikam’ sözleriyle manşetleri süslerken, diğer tarafın kayıpları bir zaferin bilançoları olarak gururla sunuluyor. Bu manşetleri atanlar için sayıları giderek artan sivil kayıplar ise kurguyu bozacak unsurlar olduğu düşüncesiyle daha baştan eleniyor.

Dünkü gazetelerden bazılarının 1. sayfalarına bir bakalım. Sabah gazetesi, ‘Kahramanların gururlu babaları’ manşetinin altında, “Selçuk Dost ve Enes Sarıaslan mahalle arkadaşıydı. Biri Sur’da, biri Afrin’de şehit düştü. Babaları kucaklaştı.” demiş.

Bu manşet, ‘Böyle mi olmalıydı?’ başlığıyla da atılabilir ve devamında şu söylenebilirdi: “Eğer, Kürt sorununun silahsız yöntemlerle çözümü mümkün kılınsaydı şimdi Selçuk ve Enes yaşıyor olacaktı. Onlar ve babaları, aynı mahallenin sakinleri olarak belki bir sürü güzelliği birlikte yaşayacaktı. Sur, o binlerce yıllık tarihini koruyacak, Sur’da yaşayanlar da oradan oraya birer sürgün olarak savrulup durmayacaklardı. Afrin de, Sur ile akraba bir yer olarak kalacak, belki zaman içinde Türkiye’de yaşayan herkes için de bir iyi komşu olarak hayatına devam edecekti.

Yenişafak ise, ‘ABD’ye son uyarılar’ başlıklı manşetinde Başbakan Yıldırım, Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu ile Bahçeli’nin ABD’ye dair açıklamalarına yer verirken, manşette ‘İkinci Zeytin Dalı operasyonu’ başlığıyla kocaman bir unsur dikkati çekiyor. Ankara’daki ABD Büyükelçiliğinin önünden geçen Nevzat Tandoğan Caddesi’nin adının ‘Zeytin Dalı’ olarak değişeceği belirtiliyor ve bunu........

© Evrensel