We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Erken evlilik değil o çocuk istismarı!

31 39 102
17.01.2019
Bir ülke düşünün ki, parlamentosundaki partiler erken evlilik adı altında çocuk istismarcılarının affından doğacak oy hesabına bel bağlamış olsun. ‘Ört ki ölem, bu ülkeden bi cacık olmaz’ der çoğunluk. Öyle ya, ülkede onca ayrımcılığı, hak ihlalini inkar ederken insani değerlere sıra geldiğinde “yazık, evlendikleri için hapisteler” hafifsemesiyle sadece tecavüzcülerle empati kurma becerisine sahip siyaset.

Son yazımı yerel yönetimlerde kadın varlığına ilişkin bazı rakamlar vererek bitirmiştim. Cumhuriyet tarihi boyunca seçilmiş 31 bin belediye başkanı içinde sadece 119 kadın belediye başkanı olmasının tesadüfle izah edilmeyeceği açık. Seçmenin teveccüh etmediğini de söyleyemeyiz. Malum, aday adayları parti merkezlerinde değerlendirilip kimin aday gösterileceğini dar kadrolar karara bağlıyor. Yani 119 sayısı siyasi partilerin, söylemleri ile eylemleri arasında dağlar kadar fark olduğunu gösterir. İddialarının aksine partilerin kadın politikacıları desteklemediklerinin kanıtı bu sayılar. Ne var ki, parti karar vericilerinin kadın politikacılara çıkardığı engeller kadın politikacıların aşmak zorunda kaldığı tek zorluk değil.

11-12 Ocak günlerinde Ankara’da UN-Women (Birleşmiş Milletler Kadın Birimi) ortaklığıyla gerçekleştirilen Kadın Koalisyonu Toplantısı’nda, siyasette kadına yönelik şiddet de konuşuldu. Eril şiddetin, siyasetteki hali hayatın diğer alanlarından hiç farklı değil. Toplumun dayattığı kadınlık rolleri bahane edilerek dışlanmaya çalışılıyor kadın politikacı. Politik tartışma ve eylemlerde bile kadınlar, ürettikleri politikalarla değil cinsiyet ayrımcılığı yapılarak eleştiriliyor. Cinsiyetçi küfürler ve cinsel içerikli göndermelerle saldırılarak siyaset arenasını terke zorlanıyor. Bir de sanal şiddet var tabi. Gerçek hayattaki eril şiddetin sanal alemdeki iz düşümü, tüm kadınların yaşadığı tehditlerden. Tahmin edilebileceği gibi tüm kadınların uğradığı sanal şiddet, siyasi kimliğiyle görünürlüğü yükselen kadınları da çok sık hedef alıyor. Kişilik katliamı, politikacı kadın söz konusu olduğunda sanal alemde öyle çabuk yaygınlaşıyor ki bir çırpıda linç kampanyasına dönüştüğünü görebiliyoruz. Bugün siyasette ve sanal ortamda kadına yönelik eril şiddeti örneklerle, bu alanda çalışan kadınların toplantıda sunduğu verilerle yazmak istiyordum. Hesabımca bir sonraki yazımda da Milli Eğitim Bakanlığı’na ait Eğitimde Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Projesi (ETCEP) hakkında yürütülen karalama kampanyasını yazacaktım. Ancak burası Türkiye ve öyle üç-beş günlük planları tutturmak kolay değil.

ÇOCUK İSTİSMARINA AF YİNE GÜNDEMDE

Gündem hızla değiştiği ve kadınlar yeni bir saldırıyla karşı karşıya kaldığı için şu meş’um af meselesini yazmak elzem oldu. Saldırı yeni değil aslında konu da yeni değil. Çantalarda raflarda tutulduğu, vakti geldiği an kullanılmak üzere hazır bekletildiği bilinen, çocuk istismarına af........

© Gazete Duvar