We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Arap sokağında İran kışı, İsrail baharı: Yoksa serap mı?

669 68 346
10.11.2018
İsrail’in bu ziyaret için dört ay uğraşması, atfettiği önemi gösteriyor. Netanyahu’ya Mossad Başkanı Yossi Cohen ve Ulusal Güvenlik Konseyi yetkililerinin eşlik etmesi zaten ziyareti sembolik olmaktan çıkartıyor. Umman’ın pozisyonu tarafsız bir ev sahibi olmaya yetebilir ama tarafları bir şeylere zorlayacak, ikna edecek güç ve kapasiteye sahip arabulucu olabileceğini söylemek zor. Yani Umman o kadar ağır sıklet bir oyuncu değil.

Trump yönetimi, Ortadoğu’daki yeni çıkarlar düzenini, bütün kötülüklerin müsebbibi olarak şeytanileştirdiği İran’ı kuşatma ve Filistin davasını bitirme hedeflerine göre dizayn ediyor. Ana motivasyonlardan biri Amerikan hegemonyasını daim kılmak ise diğeri İsrail’i rahatlatmak. Yahudi devletinin ‘düşman Araplarla’ çevrili kaderini kırmak, basitçe meşruiyet zeminini ve güven çemberini genişletmek!

Bu projede kendisine ‘cesur’ ve ‘reformcu’ payeleriyle rol biçilen Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ın gazeteci Cemal Kaşıkçı’yı öldürtmesi, Amerikan-İsrail-Suud ortaklığında bir nevi yol kazasıydı. Yeni Ortadoğu siyasetini tekrar rayına oturtmak için istihbarat birimlerine yani sarayın emir kullarına faturayı kestirip Muhammed bin Selman’ı kurtardılar. İvedilikle ağırlık vermeleri gereken şey İran’a karşı yaptırım cephesini güçlendirmek ve Filistin planını ilerletmekti. Kaşıkçı cinayetinin kolayca örtbas edilememesi en fazla İsraillileri kaygılandırdı.

İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu’nun tutumu “Halledilmesi gereken korkunç bir olay ama Suudi Arabistan’ın istikrarı daha önemli. İki amaca da ulaşmak için bir yol bulunmalı. Çünkü ana problem İran” şeklindeydi. Enerji Bakanı Yuval Steinitz de Kaşıkçı olayının İran gündemini bastırmasından şikayet ederken son yıllarda Suudi Arabistan dahil Arap ülkelerinin İran’a karşı İsrail’in müttefiki olduklarını vurguluyordu. Hatta İsrailli bir güvenlik yetkilisi, cinayetle ilgili Türkiye’den gelen haberlere değil Suudi Arabistan’ın açıklamalarına güvendiklerini söylüyordu.

DİPLOMASİDE ŞAŞIRTICI ADIMLAR

Kaşıkçı badiresi atlatıldı ve Trump’la birlikte açılan yeni sayfa, Netanyahu’nun keyfine keyif katan fırsatlar sunmaya devam ediyor. İsrailli yetkililer son günlerde Arap ülkelerine göstere göstere ziyaretler gerçekleştirdi. Sözde Kudüs’ü Arap davasının mihenk taşı yapmış ülkelerin kapıları İsrail’e kapalıydı. Önceleri gizliden gizliye yapılan ziyaretlere aniden alenilik kazandırılması bir tabunun yıkılması anlamına geliyor. Ziyaretlerdeki alenilik yeni dönemin ruhunu yansıtıyor.

Ve temaslar, ABD’nin Kudüs’ü İsrail’in ezeli ve ebedi başkenti yapma savı üzerine kurulu ‘Ortadoğu Barışı İçin Yüzyılın Anlaşması’nı kapalı kapılar ardında servis ederken........

© Gazete Duvar