We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Bir rehineden, bir suçtan lütuf devşirmek

856 90 403
15.10.2018
15 Temmuz darbe girişiminde olduğu gibi “Allah’ın büyük bir lütfu” sözleri alenen tekrarlanmasa da 2 Ekim’den bu yana elde edilen bulgularla ilgili resmi hiçbir şey söylenmemesi meselenin nasıl ele alınmak istendiğine dair fikir veriyor: Bulgular kamuoyuna değil özel odalarda Suudilere gösterilecek. Sonra bu işin birlikte nasıl atlatılacağının koşulları konuşulacak. Allah’ın lütfu da işte burada tecelli ediyor olacak.

Allah’ın lütfu ve Tanrı’nın inayeti!

Amerikalı Papaz Andrew Brunson gitti, Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı da…

Biri Beyaz Saray molalı, Oval Ofis şovlu bir yolculuğun sonunda evine, diğeri ‘kaçırıldı mı öldürüldü mü’ bilmecesiyle meçhule.

‘Ak Saray’ ile Beyaz Saray’ın mukimi iki şahsiyet arasındaki benzerlikler müthiş. İnsana bakışları, iş tutuşları, adam kazanma ve silme tarzları, biriktirme ve imha hırsları; ve her musibeti Allah’ın lütfuna, Tanrı’nın inayetine çevirme becerileri…

Biri, bir duygudaşını kendi müttefikinin elinde ‘siyasi rehine’ durumundan kurtardı. Şantaj ve yaptırımlarla!

Diğeri bir duygudaşını ve meşreptaşını, hürmetkâr olduğu dostunun kanlı ellerine kaptırdı.

Peki, bundan sonra ne olacak?

“Olan oldu, hadi işimize bakalım. Bu işi nasıl hasarsız atlatırız…”

Hasarsızlık karşılıksız olmaz tabii.

***

2016’daki seçim sürecinde Rusya ile netameli ilişkiler, seks skandalları, vergi kaçırma ve diğer bir sürü hileli durum yüzünden ateş üzerinde ‘cızbız’ edilen Trump, Kasım’daki ara seçimlerde S, M, L, XL, XXL fark etmez tüm ölçülerde jestlere ve öpücüklere muhtaç. “Türk’ün hapishanesinden kurtarılmış Brunson” o öpücüklerden biri. Dokunulmadığında kendi ‘mütevazı’ çemberinde oyalanıp gidecek sıradan bir papaz şimdi Amerikalı dindar seçmenlerin huzurunda Tanrı’nın inayeti! Ara seçimde Kongre’de Trump karşıtlarının sayısını artıracak bir sonucu önlemesine azcık yardımı olursa mübarektir!

Bu alışverişin ‘al’ı papaz, ya ‘ver’i? Doğrusu Erdoğan geçen Temmuz’da öne sürülen Halk Bankası eski yöneticisi Hakan Atilla’ın iadesi ile bankaya yönelik olası cezanın müzakere edilmesini de içeren takas anlaşmasından payına düşeni alabilecek mi bilmiyoruz. Trump “Fidye ödemeyeceğimizi söyledik… Ortada olan tek anlaşma psikolojik” diyerek takas beklentisini suya düşürse de yaptırımları gözden geçirme sinyali verdi. Kürtlere dediği gibi Türklere de “Harika insanlar” dedi! Gönlü geniş, yüce bir insan! Bu olayın kur depremiyle gelen mali yükünü saymazsak rehine cambazlığında ‘z raporu’ bu haliyle Ankara’nın yüzünü gülümsetecek gibi durmuyor. “Papaza karşılık Suriye’de uzlaşma sağlandı” gibi desteksiz atışlara hiç girmiyorum.

***

Kaşıkçı olayında ise Trump da Erdoğan da felaketi avantaja çevirme eğilimi sergiliyor. Yandaş medyaya “İşkence ve cinayetin ses ve görüntü kaydı var” diye sufle verenler nedense aradan geçen iki haftaya rağmen bunu resmi açıklamaya dönüştürmüyor. Tek nedeni olabilir: Suudileri pazarlığa çekmek ve........

© Gazete Duvar