We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Siyon düşünde Arap çözülmesi

616 50 413
12.11.2018
İsrail karşıtlığının bir araya getirdiği Araplar bugün sahip oldukları potansiyeli Yahudi devletini rahatlatacak bir konseptin hizmetine sokuyor. Arap devletlerinin birçoğu artık Filistin’i yük olarak görüyor.

İsrailliler, Arap kapılarının kendilerine açılmasını ‘düşük ateşte uzun süre pişirilen’ bir yemeğe benzetmekte haksız sayılmazlar. İsrail’i huzursuz eden rejimler ya da unsurlar barındıran ülkeler son 15 yıllık zaman diliminde cehennem yolculuğuna çıkartıldı. Irak, Suriye, Libya ve Yemen çökertildi, felç edildi ya da dişleri söküldü. Muhannete muhtaç hale sokulan 99 milyonluk Mısır limana zincirlendi.

Bu sürecin ‘istenmeyen sonucu’ İran’ın nüfuz alanının genişlemesiydi. Hizbullah’ın direnişi sayesinde İsrail’in 2000’de Lübnan’dan çekilmesi, Filistin’de yeni intifada dalgası, 2003’te ABD’nin Irak işgaliyle Tahran’ın müttefiklerinin Bağdat’ta dümene geçmesiyle oluşan yeni siyasal coğrafyadaki İran’ın yerine dair 2004’te Ürdün Kralı Abdullah’ın tespiti “Şii hilali oluşuyor” şeklindeydi. İsrail bu referansı havada kaptı. Bugüne kadar Araplara ustaca “Sizin için asıl tehlike Yahudiler değil Şiilerdir” demenin yollarını buldu. Yeni siyasal flama ‘Sünni Arap’ mottosuyla dalgalanır hale geldi. Geçen yıl İsrail Genelkurmay Başkanı Gadi Eisenkot’un Arapların önüne koyduğu çerçeve şuydu:

“İran’ın planı, iki Şii hilaliyle Orta Doğu’yu kontrol etmek. Bunlardan ilki İran’dan Irak’a, oradan da Suriye üzerinden Lübnan’a uzanıyor. Diğeri ise Bahreyn ve Yemen üzerinden Kızıl Deniz’e uzanıyor. Bunun gerçekleşmesini önlemek zorundayız.”

Eisenkot “İran’a karşı Suudi Arabistan ve diğer ılımlı Arap ülkeleriyle tecrübe ve istihbarat paylaşmaya hazırız” diye ekliyordu.

İRAN’I KUŞATALIM AMA…

2014’de Irak-Şam İslam Devleti’nin (IŞİD) ürkütücü yükselişi, hedeflenenin aksine, İran’ı Irak’ta daha fazla söz sahibi ederken Suriye’yi ipten alan da Rusya ile birlikte İran oldu. Lübnan’da Hizbullah bu süreçte daha güçlendi. Arap Yarımadası’nda ise anti-Siyonist çizgisiyle Hizbullah’ı hatırlatan Zeydilerin örgütü Ensarullah, Yemen’de palazlandı. Buna karşın İsrail ve ABD’nin Körfez’deki müttefiklerinin başını çektiği yeni seferberlik “İran tehdidini bertaraf etmek” diye kodlandı. Amerikan, Fransız ve İngiliz silahlarıyla kuşanmış Suud-Emirlikler koalisyonu 2015’te Yemen savaşını bu konsept üzerine kurdu. İsrail’in Suriye’ye saldırıları İran ve Hizbullah’ı sınırlardan uzak tutma bahanesine dayandırıldı. (Neyse ki Rusya’nın Suriye’ye S-300 yerleştirmesi Suriye semalarındaki korsanlığı frenledi.)

Mayıstan bu yana tedavülde olan strateji ise ABD’nin dayattığı ambargo ve yaptırımlarla İran’ı ekonomik olarak çökertmek ve bölgede operasyon yapamayacak duruma sokmak.

Kuşatmada dördüncü perde ‘Arap NATO’su ile açılıyor. Washington’ın Orta Doğu Stratejik İttifakı (MESA) adını verdiği ortak ordu muhtemelen ocakta resmen ilan edilecek. Arap NATO’suna giriş kabilinden ‘Manama Diyalogu’ adı altında genelkurmay........

© Gazete Duvar