We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Rosa Luxemburg Gezi'de ne yapardı?

51 24 413
15.01.2019
Tam da birilerinin tutarsızlık ve iç çelişki dediği şey, yani o bütünlük, teorisyen, devrimci, kadın ve aşık Rosa’nın bütünlüğü değil mi güzel olan ve Rosa’yı Mısır’da Tahrir Meydanı'na, Türkiye’de Gezi Parkı'na, Fransa’da sarı yeleğiyle Champs Elysees Bulvarı'na çıkartacak olan…

“Her devrimcinin bir Rosa’sı vardır” derler… Çünkü Rosa Luxembourg, bir teorisyen, bir devrimci önder, bir kadın ve bir aşık olarak mutlaka ve mutlaka her devrimcinin hayatına bir biçimde dokunmuştur. Emperyalizm ve kriz üzerine yaptığı Ortodoks denilebilecek Marksist çözümlemeleriyle, işçi sınıfı hareketine sızan milliyetçi, reformcu, parlemanterist akımları kıyasıya eleştirisiyle, enternasyonelciliğiyle, 1. Dünya Savaşı’nın karanlığı herkesin üzerine çökerken savaş karşıtlığından ödün vermemesiyle, Sovyet Devrimi’ne sahip çıkışı, Lenin ve arkadaşlarına “buna cesaret ettikleri için” duyduğu şükran, ama bir diktatörlük olarak kurgulanması, demokrasi ve özgürlüğe dair taşıdığı sorunlar nedeniyle de Sovyet Devrimi’nin en gözü karar eleştirmeni olmasıyla mutlaka ve mutlaka Rosa Luxemburg’la kesişmiştir düşüncelerimiz.

“Özgürlük farklı düşünebilenlerin var olabildiği yerde özgürlüktür” dediğinde, “ya sosyalizm ya barbarlık” dediğinde dokunmuştur içimizde bir yerlere…

Mektuplarında zaman zaman “daha fazla sevgi ve özen” hak ettiğini söylerken bir sürü kadının talebini dile getirir. Leo’ya aşık olduğunda ilk defa büyüdüğünü düşünürken, Leo’nun hep yanında olan genç ve çekici bir diğer sosyalist kadın için endişelenirken, Leo’ya “Kendi sesimle uyandığımda bir rüya gördüğümü ve gerçekte Dyodyo’mun çok uzaklarda olduğunu, yapayalnız kaldığımı fark ettim. Tam o anda merdivende bir ayak sesi duydum. Henüz rüyanın etkisinde, yukarıya çıkanın sen olduğunu, gece 1’deki son trenle geldiğini, beni uyandırmamak için yukarıya kendi odana uyumaya gittiğini ve sabah bana bir sürpriz yapacağını farz ettim. Gülümseyerek tekrar uyudum. Bu sabah uyandım, yukarıya yanına koştum ve geceki varsayımlarımın yalnızca bir rüyadan ibaret olduğunu anladım” diye yazarken.

“Biraz kederliyim ama aynı zamanda da kendimi iyi hissediyorum çünkü böyle sessiz ve insanı düşünmeye sevk eden havaları severim. Yalnız ne yazık ki, bu hava beni çalışmaktan ziyade hayallere sevk ediyor” derken…

Böyle art arda koyunca bütün bu Rosalar arasında bilinen anlamıyla bir bir tutarlılık bulmak kolay olmuyor. Bugün Rosa’nın hayatına, mektuplarına, teorik........

© Gazete Duvar