We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Başkanım, n’olur bir Etik Virtüöz ol!

21 12 92
14.06.2018
Görülüyor ki, “açık” olup rakı içebiliyor olmak modern olmak demek değildir; tıpkı, “kapalı” olup, ibadetleri aksatmadan yapmanın dindarlık olmadığı gibi.

Yüzyılımızın en güçlü ve en etkili liderlerinden olan Merkel’i, 165 cm’lik boyu ile erkek egemen dünyayı yönlendiren ve yöneten bu kadını, en iyi anlatan fotoğraf karesi üzerinde çok konuşuldu. Fizik bölümünden mezun olması, bizler için “züğürt tesellisi” olsa gerek. İki ülkenin eğitim sistemleri arasında uçurum var zira. Alman eğitimine biçim veren düşünce mimarlarının, 200 yıl önceki önerilerini anlamış bile değiliz, ne yazık ki!

Çocuklarım, çoklu zekâ eğitimi veren bir anaokuluna başladığında çok sevinmiştim. Norveçli bir öğretmen arkadaşım ise, sevinmememi çünkü beklediğimi bulamayacağımı söylemişti. Nedenini şöyle açıklamıştı: “Sistemin başarılı olması için, bu eğitimi verecek olan öğretmenin bizzat kendisi, anaokulundan üniversite sonuna kadar çoklu zekâ uygulaması içinde yetişmiş olmalıdır. O gün gelinceye kadar, sen, sisteme değil; kapısını kapattığında öğrenci ile baş başa kalan öğretmenin vicdanına teslim edeceksin çocuklarını.”

Hakikaten de öyle oldu, ne okullardan ne de azla yetinen, idare eden velilerle mutlu olabildim. Bizdeki sıkıntı, “kapalı kapılar”ın olabildiği her yerde vicdanların diyete girmesi.

Hegel’in, 1811 yılında müdürlük görevini yaptığı gymnasium’un kapanış konuşması “Özgürlüğün Pedagojisi” üzerinedir. Bir eğitimci olarak öne sürdüğü argümanlar halen geçerliliğini korur. Hegel insanı bir özbilinç varlığı olarak ele alır. Bir özbilinç varlığı olarak kendini yetiştiren, kendini idare edebilen ve disiplinli bir öz etkinlik içinde olan insanı “modern insan” olarak tanımlarlar. Bakınız, hemen hiçbirimiz böyle bir modern tanımına uymuyoruz!

İçinde yaşadığı dönem için idealize ettiği eğitim sisteminin temel hedefi, özbilinç sahibi insana ulaşmaktır ve bu sisteme “Bildung” adı verilmiştir. “Bildung” insanı, bir disiplin ve öz saygı varlığı olarak kendini yetiştirmiş, bilgili ve kibar bir insandır. Bu tür edimsel bir yaşantıyı........

© Gazete Duvar