We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Rusya’nın seçimi: Kırıklarla dolu insan hakları karnesi

15 24 67
14.03.2018
Siyasi, idari, ekonomik amir devlet hayatın her alanında görünüyor; yokluğunun 90’lardaki travması akıllarda. Peki hayatında her alanında etkili olan devletin başarısı biraz da gücünün sınırında değil mi? Rusya böyle bir krizin ortasında; devlet nerede duracak, sınırı ne? Peki haklar ve özgürlükler, onlar ne olacak? Rusya’nın Seçimi dizisinin son yazsında Rusya denildiğinde yüklü eleştirilere sebep olan insan haklarını ele alacağız

-Homofobik misiniz?
-Hayır, değilim.
-Ancak, öyle dolduğunuzu düşünenler var. Bu konuda çok eleştiri alıyorsunuz. LGBTİ haklarına dönük düzenlemelerden siz sorumlu tutuluyorsunuz. Neden böyle bir düzenleme ihtiyacı hissettiniz?

Bu soruyu kendisine yönelten Oliver Stone’a uzun uzun bakıyor Vladimir Putin. Muhalif gazeteci/belgeselci Oliver Stone’la üç yıla yayılan röportaj serisinde böyle soru beklediği şaşkın olmamasından belli. Putin’in verdiği yanıt yazının devamında yer alıyor.

Ekonomik açmazlar, siyasi kaos Moskova’nın belirli alanlarda devlet desteğini artırmasıyla kendince tutturduğu kapitalist stili ve egemen demokrasisiyle aşılıyor. Rusya’da devlet görkemli, haşmetli ve güçlü. Bunu ülkenin yer noktasında hissediyorsunuz. Birey-devlet açmazını en iyi ifade eden örneklerden birisi Andrey Zvyagintsev’in Barents Denizi kıyısında geçen Leviathan filmi. Filmin kahramanın direnişi, siniklik, devlet kurumlarının yozlaşması, kirli iktidar ilişkileri ve insanın devlet karşısındaki önemsizliği bir evin istimlak edilmesiyle açık oluyor.

Siyasi, idari, ekonomik amir devlet hayatın her alanında görünüyor; yokluğunun 90’lardaki travması akıllarda. Peki hayatında her alanında etkili olan devletin başarısı biraz da gücünün sınırında değil mi? Rusya böyle bir krizin ortasında; devlet nerede duracak, sınırı ne? Peki haklar ve özgürlükler, onlar ne olacak?

Rusya’nın Seçimi dizisinin son yazsında Rusya denildiğinde yüklü eleştirilere sebep olan insan haklarını ele alacağız. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde (AİHM) Türkiye’yle başa baş ihlallere konu olan olay mahalline yakından bakalım.

HELSİNKİ NİHAİ SENEDİ’NDEN FEDERASYON’A: İNSAN HAKLARI KARNESİ

Soğuk Savaş’ta yumuşama döneminde (Detente) gündeme gelen en önemli konu başlıklarından birisi Avrupa’nın silah yığınağına dönmesi ve sınırların korunması sorunuydu. Nitekim söz konusu sorunları çözmek için 1973’te iki yıl süren konferanslar dizisine başlandı. Diplomatik zirveler Helsinki Nihai Senedi ile taçlandırıldı. Senedin Avrupa’da barış ve güvenliğin sağlanmasının yanında bir hedefi de demokrasi ve insan haklarının zemin kazanmasına katkıydı. Avrupa güvenliğiyle ilgili problemler birinci sepet, ekonomi, bilim, çevre ve teknolojide işbirliği ikinci sepet ve insan haklarının geliştirilmesi üçüncü sepeti oluşturuyordu. İnsan Hakları sepetinin Doğu Avrupa başta olmak üzere SSCB’nin dağılmasına katkısı olduğuna söylenebilir.........

© Gazete Duvar