We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

DPT uzmanı: Türkiye ekonomisi artık plansız, öngörülemez bir ekonomidir

69 32 76
12.10.2018
Başbakanlık ve Planlama’nın lağvedilmesiyle Türkiye Cumhuriyeti’nin bürokratik, ekonomik, kalkınma hafızası lağvedildi. Onun için McKinsey’e muhtaç duruma geldik. DPT olmayınca hangi yatırımın nereye yapılacağı belli olmayacak. Türkiye ekonomisi artık tam anlamıyla plansız ve öngörülemez bir ekonomidir. Türkiye’ye yatırımcı gelmemesinin bir sebebi de budur. “Ben gelip bir yatırım yapacağım ama devlet hangi paralel yatırımları yapıyor?” Bu öngörülemez durumda.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminde yani “yeni Türkiye”de kurumlar ve görevleri konusunda kafalar hâlâ karışık. AK Parti Hükümetleri, geçtiğimiz 16 yıl içinde pek çok kurumu değiştirip dönüştürdü; kimini kapattı, kiminin yerine yeni kurum ihdas etti. Kapatılan kurumlardan biri Devlet Planlama Teşkilatı (DPT) idi.

DPT 2011 yılında kapatılarak yerine Kalkınma Bakanlığı kuruldu. 24 Haziran seçimlerinden sonra yapılan ilk işlerden biri ise bakanlık sayısını azaltmak oldu. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Kalkınma Bakanlığı “Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı” bünyesinde toplandı yani Kalkınma Bakanlığı da kapatıldı.

10 Temmuz 2018 tarihli 1 No’lu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin birinci maddesi, “Cumhurbaşkanı Devletin başıdır. Yürütme yetkisi Cumhurbaşkanına aittir” diyordu. Kararnamede Cumhurbaşkanlığına bağlı kuruluşlar şöyle sıralanıyordu: Devlet Arşivleri Başkanlığı, Devlet Denetleme Kurulu, Diyanet İşleri Başkanlığı, İletişim Başkanlığı, Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği, Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı, Milli Saraylar İdaresi Başkanlığı, Savunma Sanayi Başkanlığı, Strateji ve Bütçe Başkanlığı, Türkiye Varlık Fonu…

Yine aynı kararnameden öğrendik ki, “kalkınma planı”nı bundan böyle Strateji ve Bütçe Başkanlığı yapacak. Ancak şu farkla: Cumhurbaşkanı tarafından belirlenen temel hedef, ilke ve amaçlar çerçevesinde…Velhasılıkelam, Başbakanlığa bağlı ve görevi hükümetlere müşavirlik yapmak olan, bakanlıklar üstü DPT, önce onlarca bakanlıktan biri haline getirildi sonra da Cumhurbaşkanlığına bağlı bir başkanlık yapıldı. Bir önceki Hükümetin Maliye Bakanı Naci Ağbal da Strateji ve Bütçe Başkanlığı’nın ilk başkanı olarak bürokrasiye geri döndü.

DPT ve ardılı Kalkınma Bakanlığı, DPT’nin kurulduğu 1960 yılından bu yana 10 adet “beş yıllık kalkınma planı” hazırladı. 2019-2023 dönemini kapsayan 11’inci Kalkınma Planı da hazırlandı ve planın temmuz ayında TBMM’ye gelmesi bekleniyordu ama gelmedi.

Bir başka önemli gelişme daha yaşandı geçtiğimiz günlerde. Son yıllarda TÜİK’in açıkladığı enflasyon rakamları tıpkı istihdam oranları gibi inandırıcı bulunmuyordu. TÜİK 3 Ekim’de, eylül ayı enflasyonunu yüzde 6.3, yıllık enflasyonu yüzde 24.52 seviyesinde açıkladı. Hükümetin Yeni Ekonomi Programı(YEP)’ndaki enflasyon beklentisi ise yüzde 20.8’di. Enflasyonun Hükümetin beklentisinin üzerinde çıkması ilgili dairenin başındaki bürokratı işinden etti. TÜİK Başkan Yardımcısı Enver Taştı görevinden alındı.

TÜİK aslında “Planlama” ile birlikte çalışan bir kurum(du). Bütün bu anlattıklarımızdan sonra “Planlama kalmamış ki!” diyebilirsiniz ve bu, doğru bir yorum olur. Ancak daha fazlası var. Onları, tecrübeli bir “plancı”dan dinleyeceğiz.

Bu baskı döneminde, kamuda etkili kurumlarda, önemli makamlarda görev yapan pek çok kişi bir takım sebeplerle susmayı tercih ediyor. Ancak sayıları çok az da olsa hâlâ “kral çıplak” deme cesaretini gösterenler var. Gazeteciler olarak bizim görevimiz onları azami biçimde korumak. Bu nedenle bu “plancı”nın ismi bizde saklı. İşte tecrübeli DPT uzmanının Gazete Duvar’a anlattıkları…

‘GELİNEN NOKTA İÇLER ACISI DURUMU GÖSTERİYOR’

Şu an birçok kurumda tam bir karmaşa yaşanıyor. Yeni adını değil eski adını kullanacak olursak DPT’de hâletiruhiye nasıl?

DPT’nin Kalkınma Bakanlığı’na dönüştürülmesi yanlıştı. Müsteşarlıktan bakanlığa terfi ettirildiği söylense de yapılan aslında tenzili rütbeydi. Yeni yapılandırmayla ise teşkilatın birçok birimi kapatıldı, Kalkınma Bakanlığı’nın 1330 olan kadro sayısı 662’ye indirildi. Terk edilmiş, bitmiş bir bina gibi. Planlama, hükümete müşavirlik etme görevi elinden alınmış, “Sen bana senaryo üretme, sadece dediğimi yap”çı bir kuruma dönüşmüştür.
Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı’nı mı kast ediyorsunuz?

Planlama Teşkilatı hükümetin önüne senaryolar koyar, karar alıcı o senaryolardan birini seçer veya farklı bir senaryo üretilmesini talep ederse DPT onun da çalışmasını yapar. Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinde, Strateji ve Bütçe Başkanlığı’nın görevi şöyle tarif ediliyor, “Cumhurbaşkanı tarafından belirlenen temel hedef, ilke ve amaçlar çerçevesinde kalkınma planı, Cumhurbaşkanlığı programı, orta vadeli program, orta vadeli mali plan, Cumhurbaşkanlığı yıllık programı ile sektörel plan ve programları, ilgili kamu idareleri ile Cumhurbaşkanlığı bünyesinde bulunan Politika Kurullarının görüşlerini de almak suretiyle Hazine ve Maliye Bakanlığı ile müştereken hazırlamak ve makro dengelerini oluşturmak”. Bundan da anlaşılacağı üzere Strateji ve Bütçe Başkanlığı, DPT’nin devamı gibi düşünülemez.

Maliye teşkilatı, Türkiye Cumhuriyeti’nden daha eski bir kurumdur. Osmanlı modernleşmesi ordu ve maliye ile başlar. Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğü ikiye ayrıldı. Bütçe kısmı Cumhurbaşkanlığı bünyesine, Strateji ve Bütçe Başkanlığı’na alındı. 24 Temmuz 2018 tarihli Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinde ise Bütçe Genel Müdürlüğü’nün görevleri iki maddeyle belirtilmiş. İlkinde Strateji ve Bütçe Başkanlığı’na atıf var. İkinci madde ise “Başkan tarafından verilen diğer görevleri yapmak”… Gelinen nokta içler acısı bir durumu........

© Gazete Duvar