We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Hermes’in çantası ve kraliçenin ayakkabısı

205 65 1030
17.05.2018
Buckingham'ın aksine Hermes çantaların, Beştepe’deki beyaz çayların, yakaya takılan su sineği broşların yüksek maliyetini masalsı magazin sayesinde normalleştirerek, ulusal eğlence harcamalarımıza da dahil edemiyorsak, napıcaz?

Bugünkü menümüzde mercimekli kuşkonmaz var sayın okuyucular. Mercimek ve kuşkonmaz. Tıpkı soap opera gibi. Sabun ve opera. Türkçe adıylan pembe dizi, yani televizyon dizisi. Sabun gibi lalettayin bir sarf malzemesini, opera gibi bir yüksek sanat biçimiyle buluşturan mucizevi formül. Aşklar ve yalanlar gözümüzün önünde sabun gibi köpürüyor. İyi sabun köpürmez mi dediniz? Olsun. Seviyoruz kendisini. Bu sevgiye binaen saraylarda geçen penpe dizilere bir göz atalım isterim. Biliyorsunuz Beştepe’den yola çıkan Hermes bir çanta birkaç gündür sosyal medyayı yıktı geçti… Sizinle Hermes çanta konusundaki fikirlerimi ve akıllarımı paylaşmak isterim.

Aslında niye paylaşayım? Zira her insanın sadece kendi hayatını idare edecek kadar, yani bir kişilik bir aklı var. Herkes ancak kendine ve kendi aklına mukayyet olabilir. Öyle olmasaydı Allah her elli kişiden birini kraliçe modem olarak seçer, geri kalanın aklını da Wi-Fi ile ona bağlardı pekala. Yapmamış işte. Hepimize birer adet, içinden akıl, fikir ve şuur çıkarabileceğimiz bir beyin vermiş. Fakat sanki böyle değilmiş gibi, herkes kendi aklını vakitlice kullanmak yerine, en yakınındaki akla bağlanarak iş bitirmek istiyor. Sonra da, “Kimse işime karışmasın” filan diye, afra tafra yapıyor.

Size bir şey söyleyeyim, hayatta başkasının işine karışmamaktan daha büyük bir lüks yok. Daha büyük bir konfor da yok. Düşünsenize, “medeni” insanlar gibi, birlikte sinemaya gideceğiniz, türlü çeşit yemek yapacağınız, yürüyüşlere çıkacağınız, kitaplardan söz edeceğiniz, seyahatler planlayacağınız ve kimseye aklınızı ve ruhunuzu istismar ettirmeyeceğiniz bir hayat! Şahane olmaz mı? Bu, kimseyle dayanışmayacağınız anlamına da gelmez. İnsan en çok da birlikte bunları yaparken dayanışır. Kafa kafaya verip car car konuşarak bir şeycik olmaz. Birbirinize gıcıklık biriktirmekten başka. Neyse işte ben bu girizgahı niçin yaptım, bir de onu hatırlasam iyiydi.

Galiba şöyle oldu. Önce, kraliçe Elizabeth’in bir fotoğrafını gördüm ve gözüm ayakkabılara takıldı. Sonra eski bir haberi hatırladım. Belki siz de biliyorsunuzdur, kraliçenin 50 yıldır aynı ayakkabıyı giydiğinden söz eden bir haber. Evet, üzerinde güneş batmayan imparatorluğun kraliçesi elli yıllık........

© Gazete Duvar