We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Tanıştırayım ben, bu da kendim!

26 26 7
17.05.2018

EGOLARI marifetlerinden büyük insanlar dünyası burası! İncir çekirdeğini doldurmayacak başarılarının rüzgârlarıyla egolarını şişirip şişirip havalanan, Kaf Dağı’nın etrafında dönüp duran insanların dünyası... MFÖ’nün, “En uzağa sen gittin, en önce de sen döndün, sen neymişsin be abi!” dediği adamların pireleri deve yaptığı bir panayırın orta yerinde durmuş, “Peki peki anladık!” diye bağırıp duruyoruz, onlar susmuyorlar... Ben, sen, o, hepimiz aynıyız aslında; ‘yalandan oyuncak zaferlerimizin’ üzerine devasa egolar inşa ediyoruz. Sonra kendi yaptığımız bu sanal tepeye çıkıp, oradan aşağıdaki miniminnacık insanları seyrediyoruz.

Ve egolarımıza o kadar sıkı sıkıya bağlıyız ki bu ‘iskambil kağdından kulemiz’ yıkılmasın diye etrafına içi boş tuğlalardan ördüğümüz dev duvarları da büyüttükçe büyütüyoruz.

Geçenlerde kendinden bahsederken konuştukça açılan, açıldıkça coşan bir arkadaşı dinlerken, içimden,“Amipin konuşabileniyiz eninde sonunda çok da şeetme be kardeş!” diyesim geldi.

Sonra bir an durup düşündüm: “Ulan acaba ben de kendimden bahsederken böyle miyim?”

KİM KİMİ TANIYABİLİR?

İnsanlık tarihinin ilk ansiklopedisini yazan Plinius, “Herkes kendisi için bir derstir; elverir ki insan kendini yakından görmesini bilsin...” diyor.

Kendini yakından görmek denince aklıma ilk gelen isim olan Montaigne, “Benim yaptığım bildiklerimi söylemek değil, kendimi öğrenmektir; başkasına değil........

© Habertürk