We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Kaşıkçı’nın öldüğünden nasıl bu kadar emin olunabiliyor?

56 5 33
12.10.2018

İlk gün itibarıyla dikkatimi çeken ve hâlâ da titizlikle takip ettiğim Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı olayı gizemini koruyor.

Büyük çoğunluk, (ki buna polisteki, MİT’teki tüm üst düzey yetkililer dahil) Kaşıkçı’nın Konsolosluğa girdikten sonra öldürüldüğüne inanıyor.

Enteresan ama söz konusu olayı bizzat araştıran, olayla yakından ilgilenen kiminle görüşsem, konuşsam onlardan, “Yüzde 100 öldürüldü!” ifadelerini duyuyorum.

Şahsen ben de böyle olduğunu düşünüyorum ama bir yandan da elimizde kesin olarak öldürüldüğüne dair bir kanıt olmadığı için oraya kocaman bir soru işareti koyuyorum.

Çünkü “Öldürüldü” demek için ya birinin ya da birilerinin çıkıp, “Evet biz öldürdük!” demesi ya da cesedinin mutlaka bulunmuş olması gerekiyor.

Evet, eldeki donelere, emarelere göre Kaşıkçı’nın kaybından kesinlikle sorumlu olan İstanbul Suudi Arabistan Başkonsolosluğu… Nasıl ve ne şekil bilmiyorum ama adamcağıza ne olduysa o binaya girdikten sonra oldu.

Ama tüm bu emareler bile beni şahsın, “Yüzde yüz öldürülmüş” olduğu kanaatine vardıramıyor.

Çünkü belki de öldürülmedi, bir yerlerde canlı olarak rehin tutuluyor.

BAŞKONSOLOSLUK REZİDANSINDA SAKLIYOR OLABİLİRLER Mİ?

Mesela bu yer, Başkonsolosun yaşadığı rezidans yani konut olabilir.

Öyle ya! Görüntülere yansıyana göre Mercedes Vito marka, camları siyah filmle kaplı bir araç var. Başkonsolosluğa ait bu gizemli minibüs Cemal Kaşıkçı’nın binaya girişinin yaklaşık 2 saat sonrasında Başkonsolosluktan çıkıyor ve 250-300 metre uzaklıktaki Başkonsolos Muhammed El Katibi’nin ailesiyle yaşadığı konuttan içeri giriyor ve 3 gün........

© Habertürk