We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Suudi Arabistan Nereye Koşuyor?

2 1 3
20.11.2017

Amerika Ortadoğu'da kartları yeniden karıyor. Irak ve Suriye iç savaşlarının geldiği noktanın büyük ölçüde hayal kırıklığına tekabül etmesi ile Amerika yeni bir senaryoyu devreye sokma telaşı içinde...

İran ve Türkiye'nin başını çektiği bölgesel blok Rusya'nın da desteği ile Suriye'de çatışmaların durması ve siyasal uzlaşı sürecinin başlatılması hususunda hayli önemli mesafe katetti. Önümüzdeki 1-2 sene içinde seçim aşamasına gelen federatif bir Suriye ile yüzleşeceğimizi zannediyorum.

Referandum sonrası Irak'taki gelişmeler, Irak Merkezi Yönetimi'nin güçlendiği ve devletleştiği bir dönemin işaretlerini veriyor. Merkezi Yönetim'in tartışmalı bölgelere müdahale ederek Kürt Yönetimi'ni kendi sınırlarına çekilmek zorunda bırakması sürecine Amerika'nın sessiz kalması çeşitli şekillerde yorumlandı. Amerika'nın Merkezi Yönetim'in daha fazla İran'ın etki alanına girmesini önlemek adına mevcut duruma kayıtsız kaldığı tezi makul görülüyor.

Amerika'nın yeni senaryosunun merkezinde Suudi Arabistan yer alıyor. Kral Selman'ın oğlu Muhammed üzerine kurgulanan yeni bir Amerikan projesi ile karşı karşıyayız.

Yemen'de Ensarullah karşısında aciz kalan, Katar krizinden de yara alarak çıkan Suud yönetimi detayları CIA ve Pentagon tarafından belirlenen yeni projede başrolü oynuyor.

Yeni projenin önemli ayakları olarak şunlar ifade edilebilir:

* Suudi Arabistan'a "Ilımlı İslam" gömleği giydiriliyor. Amerikan çıkarları ve tezleri ile uyumluluğa tekabül eden bu kavram çerçevesinde Suudi Arabistan'a yeni bir format atılıyor. Siyaseten Amerikan uydusu konumunda olan ve Suudi Amerika olarak tanımladığımız Suudi Arabistan'ın ılımlı İslam'a ram olması demek, sosyal ve kültürel olarak sekülerleşmesi demektir. Diğer bir deyişle yönetimsel olarak diktatoryal pozisyonunu koruyan, ancak sosyal ve kültürel olarak liberalleşen bir ülke hedefi ile yüzleşiyoruz.

Kızıldeniz kıyısında 500 milyar dolara bir serbest ticaret ve turizm kenti kurulması ve bu kentin Suudi modernleşmesinin örnekliğini oluşturması projesi yukarıdaki iddiamızın önemli bir kanıtıdır.

Ahad hadislerin kesin bilgi olarak kutsanması üzerine kurgulanmış Vehhabi mezhebinin kalesi olan ve kurulduğundan bu yana bu mezhebin tezlerini İslam coğrafyasına yaymak için bütün imkanlarını seferber eden Suudi Arabistan'da şiddete yönlendiren hadislerin ayıklanacağının ilan edilmesi, ülkede modernleşme/sekülerleşme adına yeni bir sürecin başlayacağını ve Vehhabiliğin liberal akıl doğrultusunda reforme edileceğini bize gösteriyor.

Geleneği savunan din adamlarının tutuklanması da aynı amaca matuftur. Temennimiz; gelenekçi Suudi ulemanın, siyasi basiretten yoksun katı bir Selefi anlayışın büyük ölçüde Amerikan politikalarına ve mezhebi ayrışmalara hizmet ettiğinin farkına varmasıdır.

* Yolsuzluk iddiası ile birçok prens, bakan ve işadamının tutuklanması, yeni yönetimin siyasi ve ekonomik olarak güvence altına alınması operasyonudur. Muhammed Bin Selman; bir yandan Suud ailesi içindeki taht kavgasında olası tüm rakiplerini saf dışı bırakacak, diğer yandan da ilgili elitlerin 800 milyar dolarlık........

© İslami Analiz

Yorum yap

yorumunuz...


küfür, argo, hakaret içeren yorumlar silinir 0/350

Yorum yap