We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Uygur Türkleri niçin asimile olmayacak?

56 11 59
12.02.2019

Türk dünyasının en mühim ve kadim kültür merkezlerinden birinin de Doğu Türkistan diye tesmiye edilen yer olduğu malumdur. Dîvânu Lugâti’t-Türk isimli muhalled eserle tanınan Kâşgarlı Mahmud, Kaşgarlı olsun olmasın buranın yüksek kültüründe yetişmiş biridir. Kutadgu Bilig de Kaşgar’da tamamlanmıştır. Uygur alfabesi; kökeni ve yeterliliğinden ziyade yazılı kültürün kıdem ve kıymetine işaret ettiği için mühimdir. Kelimelerin iştikaklerini tespit kudret ve kabiliyeti ile iştihar eden Şinasi Tekin ve başkaca âlimler, Uygurca’nın zengin, etkileşime açık ve etkili bir kültür dili oluşunu bu dile çevrilmiş Tibetçe, Çince, Soğutça eserlerin fazlalığıyla da izah, ispat, en azından ima ederler.

Türklerin kadim yurtlarının uzun müddettir Rusya ve Çin’in kıskacında olduğu malumdur.

Moskova Knezliği ile başlayan Müslüman Türklere ait toprakların işgali, zaman içinde Rus Çarlığının hemen tüm merkezî Müslüman Türk topraklarını işgaliyle son buldu. Geniş Türkistan coğrafyası ve Kırım her ne kadar işgale maruz kalmışsa da bu topraklar, hiçbir zaman Kazan’da yaşananlara sahne olmamıştır.

Kazan, hem Türk hem de İslam tarihinde henüz hak ettiği bir alakaya mazhar olamamıştır.

İslam tarihinde Hıristiyanlığın vahşet ve asimilasyonuna maruz kalan üç Müslüman unsur, yani Endülüs Müslümanları, Kazan Tatar-Türkleri ve Batı Trakya Pomak-Türkleri henüz mukayeseli bir tetkike de tabi tutulmamıştır.

Kazan Tatar-Türkleri ve Endülüs Müslümanları, Osmanlı Devleti’nin gücünün zirvesinde olduğu, en azından güçlü sayılabileceği bir dönemde işgale ve mezalime uğramışlardır. Balkan Harbi esnasında Bulgaristan’ın işgal ettiği Batı Trakya’da Pomak Türkü olan Müslümanların Hıristiyanlaştırılmaları ise Enver Paşa’nın genel denetimindeki Kuşçubaşı Eşref ve Süleyman Askerî gibi isimlerin idaresindeki komitacı İttihadçıların Batı Trakya’yı istirdadı ile son bulmuş, bölge Müslümanlarına zulmeden Bulgar çeteciler sert bir tenkile tabi tutulmuşlardı.

Kazan’ın düşmesinin esas amilinin Tatar-Türkleri arasında yaşanan iç çekişmeler ve bölgenin haricî bir saldırıya Urallar gibi korunaklı olmaması olduğuna muhtelif kaynaklarda müteaddit defalar temas edilmiştir. 1552 tarihine kadar yaklaşık bir asır süren saldırılarda Ruslar, kışın donan İdil-Volga üzerinden de bölgeye gelmişlerdir.

Kazan’ın düşmesinden sonra Rusların Tatar-Türk Müslümanları Hıristiyanlaştırarak Ruslaştırma, yani asimile siyaseti belki de tarihin bir daha göremeyeceği bir şiddet, kararlılık ve devamlılıktaydı. Ancak Kazan Tatar-Türkleri kuvvetle muhtemel tarihte emsali, eşi-menendi olmayan bir mukavemet göstermişler, yok olmaktan ancak ölümüne Müslüman kalarak, İslam’a sarılarak kurtulmuşlardır. Dinin etnik-millî kimliği koruduğu........

© Karar