We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Modernizmin serüveni

6 0 0
17.01.2019

Modernizmin hayatımıza müdahalesi hızlı ve iddialı başladı. Özgürlük ve ilerleme müjdesi verdi. Mutlu ve müreffeh bir yaşam vaat etti. Büyük hayaller kurdu. Güzel rüyalar gördü. Bunların birçoğunu gerçekleştirdi de diyebiliriz. Peki, modernizmin serüveni nasıl gelişti?

Modern insan mantığı, her şeyi aslından koparıp pazarlanabilir bir zemine çekti. İnsanın ve eşyanın konumu ile oynayan, onu kendi istediği formata çekebilen bir gücü kendinde vehmetti. İşte vahamet buradan başladı. Bu bakımdan sorunların vahametini sonuçları ile değil nedenleri ile kavramak gerekiyor…

Süreç nasıl gelişti?

Önce insanın kutsalla olan bağı kesildi… Sonra insan kendi kutsallarını üretti… Tatmin olmadı, bu defa kutsallarını tahrip etti… Tüm ilahi ve beşeri kutsallara ilan-ı harp etti…

Dünyanın fiziki değerlerini “değişmez değerler” görme yanılgısı insana çok pahalıya mal oldu. Eşya değer kazanırken insan ve insanlık ucuzladı… Dünyayı kontrol altına alma çabaları insanı dünyaya bağımlı hale getirdi…

Modernizm akla fazla yüklendi, akıl sağlığını bozdu… Modern insan “hikmet ve hakikat” arayışına ara verdi, “hiç”likte karar kıldı… Modern aklın ürettiği ve önerdiği fikirler, ideolojiler ve sistemler “Mutlak aklı” en büyük engel gördü…

Modernizm insana fazla yüklendi, insanın ruhunu bozdu… İnsanı yerinden etti… İnsanı kendisine ve evrene yabancılaştırdı… “Ben” idrakini parçaladı… İnsanı çamurlaştırdı… İnsanı metafizik olandan kopardı… Toprağı ruha düşman etti…

Modernizm dünyaya fazla yüklendi, hayatın dengesini bozdu… Gerçi modern insan fizik dünyasını maddi başarılarla süslemiştir… Ancak, insanı dünyevileştirdi. Artık insan değerlerden vazgeçip fiyatlarla ilgilenir oldu… İnsanların karnesi rakamlarla dolu…

Seküler kırılmalar, rasyonel daralmalar, hümaniter bunalımlar, liberal savrulmalar insanı yordu… Profan yaşam insanın ruhunu teskin ve tatmin edemedi…

Modern zamanlarda “Allah’a rağmen”ci arayışlar yaşamı iyiden iyiye içinden çıkılamaz hale getirdi… Allah merkezli bir yaşamdan kaçan insan, insan merkezli bir yaşamı taşıyamadı…

Din sekülerleştirilirken, sekülerizm de dinleştirildi…

Dinden arındırılmış “politika”, dinden soyutlanmış “ekonomi”, dinden uzaklaştırılmış “kültür”, öne çıktı… Olay “dini” olanın tersyüz edilmesiydi bir anlamda…

Modernizm manevî, gaybî, vahyî olanı silme, yaşamı sekülerize etme çabasından hiç vazgeçmedi… Anlamın yerini imaj… Bütünün yerini parça… Yakinin yerini şüphe… Vahyin yerini popüler kültür aldı… Yaşam tektipleştirildi…

Modernizmin kaçınılmaz sonucu, yaşamın parçalanması, birleştirici öğelerin kaybolması, ahlakın yaşamdan kopması oldu… Artık ahlaki ciddiyetin yerinde aldırışsızlık ve sorumsuzluk vardı… Yalan, hile, hırs, tamah, riya, kibir yaşamın........

© Milat