We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

İnsan nasıl sevmez ki…

9 0 0
14.01.2019

İnsanın bu dünyada o kadar çok sevdikleri var ki… Annesini, babasını, dedelerini, ninelerini, kardeşlerini, evli ise eşini, çocuklarını, torunlarını, amcalarını, dayılarını, halalarını, teyzelerini, bütün akrabalarını, ahbaplarını, bütün Müslümanları sever… Dünyayı, gökyüzünü, yıldızları, ayı, güneşi, dağları, dereleri, denizleri, ovaları, kırları, meyveleri, türlü türlü yiyecekleri sever… Dünyada yaşamış, başta peygamberler olmak üzere bütün sâlih insanları, bütün mü’min ve mü’mineleri sever… Mü’min insan âdeta bir sevgi yumağı haline gelmiştir. İçi dışı sevgi ile doludur.

Şöyle bir düşünelim, bir insan bu kadar şeyi severse, bütün bu sevdiklerini vereni, bütün bu sevdiklerini yokluktan kurtaranı, ebediyen var edecek olanı nasıl sever?.. Nasıl sevmeli?.. Nasıl sevdirmeli?..

Rabbimizin (c.c.) bir ismi de Vedûd’dur. Vedûd, yani, “Mü’min ve sâlih kullarını çok seven, sevilmeye ve dostluğu kazanılmaya yegâne lâyık olan. Sevgi ve dostluk hissini yaratan” demektir. “Rahîm” isminin tecellisiyle bütün annelerin sînesine evlatlarına karşı derin muhabbet hissini yerleştiren Rabbimiz, bütün mahlukatını sevmiş, bilhassa insan nevine sevgisini hadsiz nimetler ikramıyla göstermiştir. Biz kullarından da kendisine sevgimizi göstermemizi istemiştir. Bu sevginin alâmeti de ibadetlerdir ve şükürdür. İbadet deyince insanın aklına çoğu defa sadece, namaz, oruç, hac, zekât gibi ibadetler gelmektedir. Oysa insanın........

© Milli Gazete