We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Hareket için teorik tartışmalar - 1

7 0 0
17.01.2019

Geçen haftaki yazımızda hareketin ilkelerinin ne olduğunu, bu ilkelerin kimler tarafından vaaz edilebileceğini ve bu ilkeleri yorumlarken oluşması muhtemel iki sapmanın ne olduğunu anlatmıştık. Buna göre ilkeleri kavramlar belirlerken, ilkeyi ancak kurucu lider ve bu liderin işaret buyurduğu yüksek meselelerin istişare edildiği makamın belirleyebileceğini ifade etmiştik. Yine bu ilkeleri yorumlarken olası sapma ihtimallerinin birincisi: Taşra Kafası’nın darlığını seviye kabul etmek olarak ortaya çıkmıştı. İkincisinin ise kırk yıldır işlenen değer, sembol ve kavramların terk edilip harekete yeni bir gömlek dikme hayali olduğunu ifade etmiştik.

Bu yazımızda Taşra Kafası’nın ve Yeni Bir Gömlek Hayali’nin izdüşümlerini takip etmeye çalışacağız. Buna binaen Orta Yol olarak tanımladığım üçüncü bir yolun imkânına ve fikri temellerine giriş yapacağız. Yazının hacmini dikkate alarak sonraki haftalarda Orta Yol’un niçin önem arz ettiğini, fikri ve siyasi açıdan anlatacak ve son olarak maslahat kavramını merkeze alarak hareketin geleceğine işaret edeceğiz. Bütün bu tartışmalar fikri birikimim neticesidir. Sadece hayır hedeflemekte ve yanlışlanması muhtemeldir.

Taşra Kafası olarak vaaz ettiğim kavram bir kasabayı yahut bir beldeyi ifade etmez. Başka bir ifade ile kavram şehir-köy ekseninde kavranmış değildir. Taşra Kafası dediğim şey tam olarak: Anadolu İslam’ı vücut bulan şehirli, irfan geleneğine dayanan, ötekisi sadece Siyonizm olan, sınırı olmayan bir gönlü içeren, mezhep ve meşrep merkezli değil sadece insan merkezli bir değer dünyası kabul eden anlayışı terk etmiş zihinlerdir. Bu değerlerin terk edilmesi, kapı komşusunun itikadı bozuk kabul edildiği, “Önce Ahlak ve Maneviyat’tan” sadece kadın-erkek ilişkilerinin mahiyetinin anlaşıldığı, sürecin siyasi bir hareket olmaktan bir tarikat havasına döndüğü, hakikatin ve........

© Milli Gazete