We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Bir Yâd-ı Cemîl…

2 1 4
26.05.2018

Liseye başlamıştım. Evim okula uzaktı. Gidip gelirken yolum lokantaların önünden geçiyordu.

Eve dönerken iyice acıkmış oluyor, güzel yemek kokularını ta uzaktan hissediyor, yutkuna yutkuna yürüyordum.

Özellikle ‘Lezzet Lokantası’nın yemeklerini canım çekiyordu. Fakat girip yiyecek kadar param olmuyordu.

Babam ilçedeki küçük evime geldi bir gün. Beni yanına aldı, o lokantaya götürdü. Birlikte yemek yedik.

Hesabı öderken, lokantacıya “Bu benim oğlumdur. İsmini defterine yaz. Her ne zaman gelirde yemek yemek isterse ver. Ben ayda bir gelir öderim” dedi.

Bu tavrıyla bana dünyaları bağışlamış oldu, öyle hissettim. Bu imkânı hiçbir zaman istismar etmedim. Yine annemin yemeklerini yemeyi sürdürdüm. Arada bir, evde yemek bitmişse yahut canım çok istemişse gittim.

Fakat ne zaman istersem yemek yiyebilir oluşum, bu imkân, bu ihtimal, bu fırsat bana yetti.

Bu tavrı sebebiyle hep minnet duydum babama karşı. Ve hayranlık.

Babamın tahsil hayatı üç yıldan ibaretti. Daha yukarısını okumak için şehre gitmek gerekiyormuş, gidememiş. İçinde ukde kalmıştı. Bu nedenle olacak, tahsilime çok önem........

© Nurdan Haber