We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Henüz fırsat varken…

2 1 1
14.05.2018

Bir dost meclisindeydik. Çay faslında söz döndü dolaştı anne sevgisinin önemine geldi. Herkes fikrini söylüyor, deneyimlerini anlatıyordu. Bir ara ben de söze karıştım. Küçük yaşta anne terbiyesinin öneminden, ana sevgisinin gönül dünyamıza etkisinden söz ettim.
“Başka sevgiler olsa da anne sevgisinin yerini tutamıyor. Hep bir yanı eksik kalıyor insanın” dedim. Deneyimlerimi, gözlemlerimi, izlenimlerimi anlattım.
Beni dikkatle dinleyen bir ihtiyar söz alıp dedi ki: “Ben seksen yaşındayım. Küçükken annemden sevgi görmedim. Hala bunun açlığını çekerim. Bazen, keşke annem hayatta olsaydı da beni dizine yatırıp başımı okşasa derim.”
Saçı sakalı bembeyaz olmuş bu ihtiyarın anne hasreti hepimizi çok etkiledi, uzun süre sustuk. Yaşadığı hiçbir olay o boşluğu dolduramamıştı.
“Neden sevgi görmediniz? Neler yaşadınız?” diye sordum.
“Ben küçük bir çocukken babamla annem ayrı yaşıyorlardı. Bilmediğim bir sebeple annem yuvasını terk etmişti.
İlkokulumun ilk gününde çoğu arkadaşlarım anneleriyle okula geldiklerinde ben yalnızdım.
Bir anım var ki ne zaman hatırlasam içim acır. Hafızamdan silmek isterim,........

© Nurdan Haber