We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Ayasofya’nın bilinmeyen büyük önemi ve bağımsız Türkiye

6 0 2
24.09.2018

500 sene boyunca cami olarak vazife gören Ayasofya’nın bu mukaddes vazifesine geri döndürülmesi ve Âlem-i İslâm’ın tamamını ve hatta bir kısım Hristiyan devletlerini de (ibadet mahalli olması noktasında) memnun etmek yerine, bazılarınca "iki tarafı da memnun edecek ve ‘insanî ve medenî ve adil’ formüller" olarak zikredilen “müze tarzında ziyaretinin, ibadethane olarak kullanılmasıyla beraber olması veya kilise-cami birlikteliğinin düşünülmesi” meselesi hakkındaki kanaatimizi sizlerle paylaşacağız.

Ayrıca Ayasofya’nın herkesçe bilinmeyen veya (her nasılsa bilinse bile bazılarınca takdir edilemeyen) büyük önemini ve ifade ettiği manayı ele alacağız ve bunun bağımsız bir ülke olabilmemizle ne gibi bir ilgisi olduğunu ve eğer Ayasofya açılırsa, bu hadisenin bizlere ne anlatacağını ve neyi bildireceğini açıkça ortaya koyacağız. Bu çok önemli konuyu ele alan yazımızı, sosyal ve manevî bir sorumluluk olarak, mümkün olduğu kadar çok insana ulaştırmanızı sizlerden istiyoruz.

Öncelikle Ayasofya, fethin sembolüdür. İkinci olarak, Kâbe’nin putlardan temizlenmesi ve Ayasofya’nın "put"lardan temizlenmesi meseleleri birbirine çok benziyor. Bu nokta üzerinde durmamız gerekiyor. "Mekke'nin fethinde tevhid dini olan İslâmiyet ve Peygamberimiz (asm) asla "iki tarafı da memnun edecek bir formül"e başvurmadı ve "Mekkeli müşrikler üzülürler, putları Kâbe’de kalmaya devam etsinler" demedi, putların hepsini acımadan ve taviz vermeden temizledi. (Hatta bunu mübarek elleri ve asasıyla yaptığını, asasının değdiği putların öne veya arkaya devrilerek birer birer parçalandığını tarih naklediyor.)

Bu tarihî hadiseden ilham alarak, tevhid dini olan İslâmiyet’in fetihle mâbede çevrilen bir mekânının Bediüzzaman'ın tabiriyle "puthane" mahiyetinde kullanılması ve bunun (güya) müze tarzında ziyaretinin, ibadethane olarak kullanılmasıyla beraber veya kilise-cami birlikteliği şeklinde olması, asla mâkul ve "iki tarafı da memnun edecek bir formül" olarak görülemez ve kabul edilemezdir.

Ayasofya "puthane" vasfından tamamen kurtarılarak ve "putlardan" temizlenerek fethin sembolü olan şekline, yani tamamen, mukaddes vazifesi olan camiye çevrilmelidir...

Put tabirinden kastımız, elbette o heykellere ve resimlere ibadet edilme vasfı değildir. İslâmiyet’te "hiç bir şeye ve kişiye hakikî tesir edici ve meded edici bir kuvvet ve kudsiyet atfetmeme" yani tevhid ilkesinin korunması meselesine atıftır.

Hem kimin malını kimden sakınacağız ve kimden çekineceğiz? İslâmiyet’in ve milletimizin şeref, haysiyet ve izzeti birilerini memnun etmekten daha mı önemsizdir?

Üstad Bediüzzaman’ın talebelerinden Selahaddin Çelebi, Ayasofya Camii ile ilgili hatırasını şöyle anlatmaktadır:

“Üstad'ı ziyaretimin birinde Ayasofya hakkında ki düşüncelerini sormuştum. ‘Keçeli, keçeli’ diye güldü. Sonra birden ciddileşerek ‘Ayasofya Hıristiyanlığın İslâmiyet 'e devir ve tesliminin bir abidesidir. Bunun için kilise iken cami olmuştur. Elbette tekrar camiye çevrilecektir’ dedi.” (Necmeddin Şahiner, Son Şahitler 2.cilt, s.118)

Ayasofya'nın iki önemli gerekçeyle kilise-cami birlikteliğini (veya müze olarak kullanılmaya devam ederken ibadete açık olmasını) kabul edemeyiz:

Birisi tevhid akidesinin korunması. (Hristiyanlığa hakaret kastıyla değil, inancımız öyle gerektirdiği için ikisinin aynı anda beraber kabul edemeyiz. Üstad Bediüzzaman’ın Rus çarına karşı ayağa kalkmamasının hakaret değil, mukaddesatın gereği olması gibi.)

Diğer sebep de en az bunun kadar önemli. Hem fetih yadigârı olması, hem de müzeye çevrilmesinin İslâmiyet’e ihanetin ve dışa bağımlılığın (biatın) nişanesi olması ve bunun da uygulamalarıyla ve icraatleriyle din tahripçisi ve düşmanı olduğunu gösteren (ve elbette yurt dışında da böyle görülen) bir hükümet ve reisi tarafından yapılmasıdır. (Aslında kiliseye çevirme maksatları olduğu, fakat bunu gerçekleştiremedikleri de tarihçe nakledilenlerden. Ayrıca bu konuda “böyledir, değildir” şeklinde münazaralar da tamamen yersizdir. Çünkü aşağıda........

© Risale Haber