We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Kalem doğruları yazmalı

3 0 0
20.12.2018

Mehmet Abidin Kartal’ın yazısı

Kalem yazının vasıtası, aklın dilidir. Kalemle düşüncelerimizi, bilgilerimizi yazarak kayıt altına alırız. İnsan bilmediği şeyleri kalemle yazılan yazılanları okuyarak öğrenir. Kalemle yazılanlar yazanın şahididir. Kalem bir şahittir. Ezelden ebede var olacak bir varlığın şahidi.

Yaratan Rabbinin adıyla oku. O insanı bir kan pıhtısından yarattı. Oku! Rabbin sonsuz kerem sahibidir. O Rab ki kalemle yazmayı öğretti. İnsana bilmediği şeyleri öğretti. (Alak Suresi,1-5 ayetler)

Kalemin yazmak ve çizmek için kullanılan araç olduğunu hepimiz biliyoruz. Kalem tutma, anaokulundaki ve ilköğretimdeki en temel ve önemli konular arasındadır. İlkokula başladığımızda kurşun kalemi tutmayı öğrenerek yazı yazmaya öğrenmeye başlarız. Bu ölünceye kadar devam eder. Bilmediğimiz şeyleri kalemle yazarak öğreniyoruz. Hayatımızın ilerleyen safhalarında kalemler çeşitlenir, dolma kalem, tükenmez kalem, kırmızı kalem, çeşit çeşit renklerdeki kalemleri hayatımızın değişik safhalarında kullanırız. Teknolojinin gelişmesiyle bilgisayarların ve telefonların tuşları da kalemin görevini yapmaktadırlar. Artık çoğumuz kalem olarak bilgisayarı ve cep telefonlarını kullanmaktayız.

‘Alim unutur kalem unutmaz,’ ‘söz uçar, yazı kalır.’ Yazdığımız şeyleri unutmayız. Unuttuğumuzda yazıya bakarak hatırlarız. Ne kadar zeki olursak olalım, hafızamız ne kadar güçlü olursa olsun, öğrendiğimiz bilgileri bir ömür boyu aklımızda tutmak mümkün değildir. Bu sebeptendir ki yazı icat edilmiş ve bazı şeylerin unutulup kaybolmasının önüne geçilmiştir. Örneğin binlerce yıllık bilgiler, yazı sayesinde hiç bozulmadan bizlere ulaşmıştır. İnsanlık bu gün gelinen ilmi ve teknolojik gelişmeyi kaleme, yazıya borçludur. Gündelik hayatımızdaki eylemleri ifade ederken kalemin önemini görmezden gelemeyiz.. Örneğin aldığımız veya verdiğimiz bir borcu unutmak mümkündür. Oysa alacağını, vereceğini yazan, kaydeden kişide yanılma olmaz. Kişi unutsa bile yazdığına bakarak onu eksiksiz bir şekilde hatırlar.

Muhasebe ilminin temeli borç ve alacakların, para ile ilgili işlemlerin yazılarak kaydedilmesidir. Anlaşmazlıklarda da delil muhasebe kayıtlarıdır.

Yazmanın, ders çalışma konusunda da önemi büyüktür. Yazarak çalışan öğrencilerin, bilgileri daha iyi öğrendiği ve hafızada tuttuğu bilinmektedir. İnsan bildiklerini eksiksiz yazdığında başarısına başarı katmasına zemin hazırlar. Yazmanın, kalemin önemi bu kadar büyükken, bu nimetten faydalanmamak akıllı insanların harcı değildir. Unutmak istemediklerimizi hafızamızda kalıcı hale getirmek istiyorsak, hesaplarımızda kitaplarımızda yanlış yapmak istemiyorsan bilgilerimizi yazıya dökmeli böylece gerektiği zaman hatırlamalıyız.

Bizim tarihimizde çok güzel deyimler, tanımlar vardır. Muhteşem Osmanlı medeniyeti, her şeyden önce bir terbiye manzumesi vücuda getirmiştir. Günümüze kadar yansımalarını gördüğümüz bu sistem, toplumda sosyal barışı ve huzuru sağlamıştır. Meselâ ‘kalem efendisi’ o güzel tabirlerdendir.

Kalem efendisi, Osmanlı imparatorluğunda katip karşılığı olarak kullanılsa da daha çok eli kalem tutan, yazarlık hevesinde olan ve bu alanda eser veren insanlar için kullanılırdı. O vakitlerden günümüze kalemine sadık, onunla barışık insanlar için kullanılan bir tabirdir.

Daha düne kadar yazmak denilince akla kalem, mürekkep, dik, bitişik ve eğik, süslü yazmak geliyordu, teknolojinin gelişmesiyle bunların yerini bilgisayar, ipad ve cep telefonu klavyelerinin aldığını görüyoruz.

Kalemle yazma ve el yazısı, öğrencinin yazma becerilerinin gelişimi, kişiliği, yazıya verdiği önem, temiz ve titiz yazma gibi........

© Risale Haber