We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Türkiye Kuzey Suriye’yi nasıl avantaja çevirebilir?

10 1 0
18.01.2019

Nisan ayı, Ortadoğu’nun kaderinin belirlendiği çok kritik bir ay olacak. Çünkü o tarihten sonra Amerika Suriye'den çekilmeye başlayacak. Türkiye ile Amerika arasında sürdürülen Kuzey Suriye’nin şekillendirilmesi müzakereleri de tamamlanmış olacak.

Müzakere masasında iki tez var.

Amerika, Türkiye’nin ulusal güvenlik kaygılarının da, IŞİD’le mücadele eden Kürtlerin de (YPG) zarar görmeyeceği bir uzlaşma arayışı için çalışıyor. Bu kapsamda PYD-YPG temsiliyetini (meselâ Roj peşmergeleri ve Suriye Kürt Ulusal Konseyi-ENKS gibi) diğer Kürt öğelerine de açarak, BM gözetiminde bir Kuzey Suriye statüsü oluşturmak istiyor.

Türkiye, ABD’nin bu tekliflerine şiddetle karşı çıkıyor. YPG yerine Roj peşmergelerinin geçirileceği, Kürtlerin sadece demografik olarak yoğun oldukları yerlerle sınırlı kalacağı ve Kuzey Suriye’nin belirleyici ana aktörü olamayacağı yeni bir yapılanma öneriyor. YPG’nin yerini alacak yeni gücü ise “istikrar gücü” (Erdoğan’ın ifadesi) olarak görüyor.

Müzakereler güvenli bölge oluşturulması ve YPG’ye mensup silâhlı unsurların akibetinin ne olacağı konularında “tıkanmış” görünüyor. Türkiye, 32 kilometrelik güvenli bölgede YPG unsurlarına yer verilmemesini, bu unsurların 32 kilometrelik alının dışına (meselâ daha güneye) kaydırılmasını isterken, Amerika bu fikre karşı çıkıyor.

Trump, Türkiye gözetimi ve denetiminde bir güvenli bölge fikrine karşı değil. Ancak bu bölgede Türk askeri ile YPG’nin birlikte yer almasını istiyor. Son attığı tweette de görüldüğü gibi, bunu sadece istemiyor; elindeki ekonomi sopası ile dayatıyor.

Güvenli bölge tartışması sadece Türkiye ile Amerika arasında sürmüyor. PYD-YPG cephesi de, Türkiye liderliğinde bir güvenli bölge fikrine itiraz ediyor. Güvenli bölge fikrine ancak uluslararası güvence karşılığı evet diyebileceklerini söylüyor. Suriye ve Rusya da güvenli bölge fikrine karşı. Her iki ülke, bölgenin rejime teslim edilmesi gerektiğini vurguluyor.

En rasyonel kararı aramak

Tabloyu yukarıda özetledim. Fazla zamanımız yok. Nisan ayı yaklaşıyor ve dananın kuyruğu kopacak. O yüzden bu sürece dahil olmamız, bir strateji belirlememiz gerekir.

Bizim için en doğru karar hangisi? Amerika’nın masaya getirdiği, YPG’ye dokunmadan 32 kilometrelik bir güvenli bölge inşa etmek mi, yoksa 32 kilometrelik bir bölgede YPG unsurları yerine diğer Kürt bileşenlere yer verecek bir kombinasyon yaratmak mı?

Süreci götürürken bize üç ilke kılavuzluk ederse, en doğrusunu bulma imkânımız olur.

(1) Gücümüz, istediğimiz her şeyi yapmaya yetiyor mu?

(2) Kabul edeceğimiz veya uğrunda direteceğimiz şey, en fazla yarar getirecek olan şey midir? Örneğin elde edeceğimiz şey bir mevzinin ele geçirilmesi midir, yoksa savaşın kazanılması mıdır?

(3) Süreci nasıl........

© Serbestiyet