We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Brezilya: 'Piyasalar' faşist adayı destekliyor

102 81 95
12.10.2018

Brezilya’da Başkanlık seçiminin ilk turunu Jair Bolsonaro yüzde 46 oyla önde bitirdi.. Hapisteki Lula tarafından İşçi Partisi adayı olarak gösterilen eski Sao Paulo valisi, iktisatçı, felsefeci Fernando Haddad yüzde 29 oyla ikinci geldi. Üç hafta sonra yapılacak olan ikinci turda, Haddad’ın aradaki farkı kapatması pek olası görünmüyor.

Tehlikeli bir siyasetçi

Bolsonaro, eski bir subaydır; 1988’de yüzbaşı rütbesiyle ordudan ayrılmış, siyasete atılmıştır. 1991’den beri Rio de Janeiro milletvekili olarak parlamentodadır. Birkaç parti değiştirmiştir.

Parlamentoda sağ-tutucu görüşleri, sol ve laiklik karşıtlığı ile dikkat çekmiştir. Brezilya’da yirmi yıl süren askerî diktatörlüğü övmüş, işkenceleri savunmuştur. İşçi Partisi iktidarı yerine askerî rejimin yeğlenmesi gerektiğini ileri sürmüştür. Pinochet cuntasını da “yeterince kan dökmediği” için eleştirmiştir.

Erkek üstünlüğü saplantıları vardır. Bir kadın milletvekili için “tecavüze değmez” yakıştırması yapmıştır. Açıkça ırkçıdır; ülkenin yerli (özgün) halklarının, “çoğalmaması, kısırlaştırılması” düşüncesindedir.

Seçim kampanyasında, fanatik anti-sosyalizmi; aile, din, kanun-nizam-disiplin “değerleri”; suça karşı ödünsüz ve sınırsız şiddet uygulama vaatleri ile öne çıkmıştır. Başkan Yardımcısı adayı, cunta döneminden tanıdığı emekli general Mourao’dur.

Bu özellikleri ile Bolsonaro için “aşırı sağ” nitelemesi yetersiz görünüyor. Benzer bir siyasetçi (Hindistan Başbakanı Modi) ile yıllar önce röportaj yapan bir psikolog, “klasik ve klinik bir faşist kimlik; potansiyel bir katil, bir katliamcı da aynı kategoriye girer” tanısını yapmış. Bolsonaro da, son yıllarda ortaya çıkan patolojik, ilkel ve tehlikeli bir siyasetçi (Trump, Filipinli Duterte, Modi) türünün temsilcisi görünüyor. Örnekleri artırmak mümkündür.

Üstelik, bu siyasetçilerin iktidara gelmeleri, güçlenmeleri, burjuvaziler ve finans çevreleri tarafından genellikle destekleniyor. Bolsonaro’nun ilk tur başarısı, ulusal para real’in yüzde 2 yükselmesine; tahvil faizlerinin düşmesine ve borsanın (BOVESPA’nın) bir günde yüzde 4,1’lik artışına; yol açtı. Borsa endeksleri, bence, “burjuvazinin kolektif iradesi”ni yansıtan öncü göstergelerdendir.

“Piyasalar”, Bolsonaro’nun başkanlığa yürüyüşünü niçin coşkuyla karşılıyor? Ekonominin yönetimini Chicago Üniversitesi diplomalı, aşırı özelleştirmeci banker Paulo Guedes’e teslim edeceği için mi? Bence, daha ciddi bir neden var: Burjuvazi, faşist Bolsonaro iktidarının, İşçi Partisi seçeneğini temelli ortadan kaldıracağını ummaktadır.

Seçim arifesinde “Bolsanora’ya hayır” sloganı ile meydanları dolduran yüzbinlerce kadına, on dört yıllık kesintisiz sol iktidarın kazanımlarına rağmen Brezilya toplumu, bu tehlikeli adamı Başkan seçmek üzeredir.

Latin Amerika’nın “pembe dalgası”

Brezilya bu hazin dönemece, iki sivil darbe ile getirildi. Bu süreci iki yıl önce incelemiştim. Kısaca bellek tazeleyelim.

Brezilya’nın başına gelenler, Latin Amerika’da emperyalizmin iki ayağı (ABD ve finans kapital) ile yerel burjuvazilerin ortaklaşa tezgâhladığı kapsamlı bir saldırının parçasıdır.

21’nci yüzyılın ilk on yılına gelindiğinde, Batı basınının “pembe dalga” diye nitelediği bir dönüşümün........

© soL