We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Tabancayı alnına dayayanlar sonra niye indirmişler acaba?

1033 235 1573
23.12.2018

ACAİP YAZILAR

Tabancayı alnına dayayanlar sonra niye indirmişler acaba?

Genelkurmay Başkanlığı döneminde de Savunma Bakanlığı'na atandığında da sesini pek duymadığımız Hulusi Akar ortaya bir çıktı pir çıktı yani.
Meclis'e gelip de bakanlığı ile ilgili eleştirilere cevap verirken öyle şeyler söyledi ki hem millet sesini duymuş oldu hem de hakkında pek ilginç şeyler öğrenme fırsatı yakaladı.
Daha önce de yazdım, biraz tekrar olacak ama meğer “darbeciler” genelkurmay paşasını 15 Temmuz gecesi alıp götürmek ve boynuna kemer takmakla yetinmemişler.
Bir de üstüne “alnına tabanca dayayıp” demişler ki “Paşa, paşa ya bizim başımıza geçersin ya da seni buracıkta öldürürüz.”
Eeee paşa boşuna kahraman olduğunu anlatmıyor ya, CHP'li Özgür Özel'e dönüp “Sen alnına tabanca dayanmasının ne olduğunu bilir misin?” diye avazı çıktığı kadar bağırdıktan sonra “Ama ben ne yaptım?” diye sormuştu.
Sonra da cevabını vermişti; “Önüme kağıt koydular, imzalamamı istediler, ben imzalamadım.”
Harika.
Müthiş.
Çok kahramanca.
Öyle değil mi?
Ama paşanın unuttuğu küçücük bir detay var.
Genelkurmay Başkanı'nın alnına tabanca dayayıp da “Başımıza geçeceksin” diye tehdit edenler “ret” cevabı alınca o tetiği niye çekmemişler ki?
Madem gözlerini o kadar kararttılar paşanın başlarına geçmeyeceğini anladıklarında tetiği çekmeleri de çok makul bir davranış olmayacak mıydı?
Kimileri “emir komuta zinciri içinde yapılmazsa darbenin başarısız olacağını biliyorlardı” diyebilir.
Yani paşa başa geçmeyi kabul etmeyince sistem çökmüş ve darbe başarısız olmuş oluyor.
Hayır, buna gerek yoktur, darbede, en tepedekini indirir emir komuta zincirini yeniden oluşturursunuz.
Akar da bunu bilir aslında, ama ne bileyim, belki de çok iyi bir poker oyuncusudur ve darbecilerin blöf yaptığını gözlerinden şıp diye anlamıştır.
Eh bu durumda kahramanlığa oynamak çok da zor değil........

© Sözcü