We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Ey iktidarın Reis’i: Sana bir sözüm var

614 144 759
14.12.2018

Gazeteci susturanlar tarihin çöplüğüne gittiler. Susturulan gazeteciler, halkın gözünde daha büyüdüler, gönlünde yaşadılar.
Bu gerçek bir yana.
Asıl anlatmak istediğim şu: Gazeteci susturma merakı, yeni değil. Sadece bizim başımıza gelmiş de değil. Şinasi'den, Namık Kemal'den, Ali Suavi'den bu yana 250 yıllık basın tarihimizde yüzlerce örnek var. Gazeteci susturma merakı bugün iktidarda olanlarla başlamadı. Ben Adana Lisesi'nde okuyordum. 1960'lı yıllardı. Generaller darbe yapmışlardı. Adana'nın Sinan Paşa Mahallesi'nde Sabancıların, Sapmazların, Salih Bosna'nın fabrikalarında çalışan işçi babalarımız, ağabeylerimiz çoğu Akşam Gazetesi okuyordu. Bize de okumamızı öneriyorlardı. Akşam Gazetesi'nin çok okunan iki yazarı; Çetin Altan ve İlhami Soysal'dı.
İkisini de severdim.
İçerek okurdum.
Kalemleri keskindi.
İkisi de aslında Atatürkçü Generallerin yaptığı darbeyi savunmuşlardı. Çünkü o dönemin DP iktidarı, gazeteci susturma merakı içine gömülmüş: Ahmet Emin Yalman, Hüseyin Cahit Yalçın, Bedii Faik, Şinasi Nahit Berker, Metin Toker ve onlarca gazeteciyi hapse tıkıp susturmuş, gazetelere........

© Sözcü