We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Yol uzundur günden ama ölümden kısa…

140 16 11
01.12.2018

Acı haber:
Refik Durbaş ölmüş…
Birden içim sızlıyor.
Fotoğrafa bakıyorum.
Cumhuriyet’te, 1985 yılbaşı eğlencesinde çekilmiş.
Arkamda Okay’la Refik…
Yok artık ikisi de…
Gittiler bir başka diyara.
Geriye bu fotoğrafla hatıralar kaldı, o kadar.
Biraz daha yalnızlaştım.

Cumhuriyet’te bir zamanlar yazılarımı elle yazardım.
Acı haber beni bilgisayarsız bir yerde yakalayınca, oturdum acımı yazıya elle dökmeye başladım.
Böyle zamanlarda yazı kolay gelmez.
Ya da anılar başına üşüşmeye başlar, nasıl gireceğini bilemezsin.

Sevgili Refik çok iyi bir şairdi.
Ayrıca Türkçesi çok iyiydi.
Okay’la birlikte Cumhuriyet’i yönetmeye başladığımızda, gazetenin haber Türkçesini iyileştirmek için çok güzel bir kılavuz hazırlamıştı. Bütün muhabirlere zorunlu okuma olarak dağıtmıştık.
Cumhuriyet’te düzenli köşe yazmaya başladığımda da ilk yazılarımı önce Refik’e emanet etmiştim, Türkçesini düzeltmesi için.
Arada bir de ondan şaka yollu rica ederdim:

Refikçiğim, şu yazıya bir dörtlük döktür de okunsun!

Bir seferinde Bangladeş’ten, oralardaki yoksulluğun nasıl çiçek açtığını anlatan bir yazı göndermiştim. Sevgili Refik de anlaşılan duygulanmış ve bu yazımın uygun bir yerine birkaç hüzünlü mısra........

© T24