We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Trump’tan bu kadar emin miyiz?

15 0 0
17.01.2019

Şöyle bir umudumuz var:

Cumhurbaşkanı Erdoğan Trump'ı aradı, onun öfkesine öfke ile cevap vermedi. Aksine, iki ülke arasındaki münasebetlerde “dil özeni”nin gereğine işaret etti, ayrıca Trump'ın “Güvenli bölge” sözcüğünden yola çıkarak bir uzlaşma alanı oluşturmaya çalıştı. O da, “uzlaşmacı” bir mukabelede bulundu. Hatta “Güvenli bölgenin Türkiye'nin kontrolüne verileceği” izlenimini verdi. ABD'de bir derin yapı var. O problemleri kaşıyor. Trump onlarla da boğuşuyor. Biz Trump üzerinden gidersek derin yapıyı devre dışı bırakıp, ABD ile sağlıklı sonuçlar alabiliriz.

Trump'la yapılan telefon görüşmesinin Erdoğan tarafından kamuoyu ile paylaşılması, onun ardından medyanın “Trump'tır bu, her şey beklenir, her sözden hakaret gerekçesi çıkarmamak, köprüleri atmamak, duygusal değil akıllı davranmak lazım.” (Hasan Basri Yalçın, Sabah) gibi tansiyon düşürücü değerlendirmeleri, “Mahvederiz”le oluşan tepki yükselmesini gemledi. Hatta öyle ki, böyle durumlarda Erdoğan'dan beklenen yüksek volümlü tepkinin Bahçeli'den gelmesi yadırgandı. “Güvercin” Erdoğan'a karşılık “Şahin” Bahçeli vardı ve uzun süredir Cumhuriyet İttifakı'nda ilk defa böyle bir farklılaşma gözleniyordu.

Bizim Karar'da Akif Beki bile, dünkü yazısında tepkileri hizaya çekmeye çalışıyordu.

Hoş Karar'ın çizgisi öteden beri dış politikada........

© Timetürk