We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

SIKINTI, KUDRET VE UMUT

6 1 2
03.09.2018


Türkiye’nin ve Türk Toplumunun çağdaşlaşmasını, Atatürk ve Cumhuriyet değerlerini, gerçek anlamda Kuran İslamını, dini ve milli değerlerimizi, ahlakı ve hakikati savunan herkes gibi ben de kaygılıyım, sıkıntılıyım ve çok kişiden farklı olarak bulunduğum konum nedeniyle hissettiğim sorumluluk altında zaman zaman eziliyorum…

Konu, bazılarının sandığı gibi iktidar veya ana muhalefet partisinin ve liderinin çok becerikli olması ve her koşul altında seçimleri kazanması, muhalefet yapamaması veya iktidarı sürdürmesi değil. Sorun iktidar veya muhalefet partilerinin dışında da bir yerlerin dizaynı, desteği veya organizasyonu değil mi?

Türkiye’nin küresel bir komplo veya tuzakla karşı karşıya olduğunu neden unutuyoruz?

2002 KRİZİ VE DEĞİŞİM

Baştan başlayalım; Çok ağır bir ekonomik, sosyal ve siyasi kriz sonrası 2002’de BOP Eş Başkanı olduğunu saklamayan biri geldi iktidarı aldı. Sonradan yapay bir koalisyon olduğunu öğrendiğimiz iktidar tüm yasakları, engelleri hızla aştı. Daha doğrusu yolu hep bir şekilde açıldı.

Güya “Askeri vesayeti” kaldırma adına, aslında en sağlam kurumumuz olan TSK’yı “Ergenekon”, “Balyoz” vb. adlar altında uydurma operasyonlarla kıpırdayamaz hale getirdiler.

Sonra devletin istihbaratından Maliyesine tüm kurumları kontrol altına alındı ve talimatsız işlem ve denetim yapamaz hale getirildi.

Küresel dış destekle, özellikle teknolojik destekle muhalefeti ve devlet mekanizmasını kıpırdamaz hale getiren iktidar ortaklarından biri diğerine garip bir darbe teşebbüsünde bulununca bazı şeyleri daha net anlayabildik ancak küresel ölçekte iktidarın arkasında kimler olduğu sorunsalına, haklı olarak hala şüphe ile bakıyoruz…

TOPLUM

TSK gerçekten yıpratıldı ama asıl hasar alan toplum ve........

© Turktime