We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Yeni Asya baba ocağıdır

9 5 18
18.02.2018

Çok mu abartılı bir iddia sizce? Kendimizi merkezde görme inancına enaniyetli ve tekellüflü bir bakış tenkidleri gelse de; uzaktan ve siyaseten değil, bir adım yaklaşarak gönül kulağıyla dinlemeye gayret edelim, biz de izah etmeye... Neden?

Bir defa; tek parti devrinde onca zulüm ve ifnâ hareketlerine karşı, Risale-i Nur’dan başka Müslümanları müdafaa edecek, mü’minlere ferah verecek hiçbir muhaberat ve irtibat imkânı yoktu. Müslü- manlar inim inim inlerken biribirine teselli ve kuvvet verecek bir haber kaynağı olmadığı gibi, dinsiz ve rejim taraftarı bir basınla da hakikatler ters yüz ediliyordu ki, hakikaten her yönüyle kara günlerdi.

Risale-i Nur imânları kurtardığı gibi, mü’minler için bir halaskâr, zulmet içinde nur, yeis içinde umud, aynı zamanda da bir muhaberat kaynağı idi.

NATO’ya girme serencamımız; çok partili hayata, muhalefete ve “yeter söz mille- tindir” beyaz ihtilâline zemin hazırlıyordu.

Demokrat Parti/nin iktidara alternatif olmaya başlamasıyla bir kıpırdanma olması, “Büyük Doğu, Sebilürreşad” gibi İslâmî gazete ve dergilerin faaliyetleri Üstad Hazretleri’nin de desteğini alıyordu.

O neşriyatların İslâmî olmasına rağmen siyaseten farklı bir kulvarda gitmeleri kendi neşriyatımızı ve sesimizi duyurma ihtiyacını hissettiriyordu ki Üstad Hazretleri’nin; “Matbuat lisanıyla Risale-i Nur, bu mübarek vatanın manevî bir halaskârı olmak cihetiyle; şimdi iki dehşetli manevî belâyı def’etmek için matbuat âlemi ile tezahüre başlamak, ders vermek zamanı geldi veya gelecek gibidir zannederim” ve;

“Âlem-i İslâm’ın bu mübarek vatanın ahalisine karşı pek şiddetli itiraz ve ittihamlarını izale etmek için matbuat lisanıyla konuşmak lâzım........

© Yeni Asya