We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Başörtüsü ve Vietnam Sendromu

45 0 12
14.01.2019

Başörtüsü neredeyse yarım asır “yasak” olma boyutuyla Türkiye’nin gündeminde oldu.

En başta belirtelim: Okuduğumuz ve dinlediğimiz kadarıyla başörtülü kadınlar, bu tür soruların sorulmasından dahi rahatsız oluyorlar. Hele hele, bu soruları erkeklerin sormasından, erkeklerin başörtülü kadınlara bir çerçeve çizme, bir misyon yükleme gayretinden hoşnutsuzlar ve bunu da açık açık dile getiriyorlar.

Başörtüsü ya da genel olarak tesettür, iktisadi ve siyasi gelişmelere paralel olarak büyük değişim yaşıyor. “Değişen Tesettür Algısı” üzerine çalışmalar yapan Üsküdar Üniversitesi Öğretim Üyesi Melek Çaylak, tesettürlü kadının tesettürü modernizmin bir eklentisi haline getirdiğini söylüyor. Çaylak, “Dini bir emir olan tesettür modalaşarak, markalaşarak, defileler, dergiler aracılığı ile bir tüketim nesnesine indirgenmekte ve metalaşmaktadır” diyor.

Cihan Aktaş da, Gerçek Hayat Dergisi’ndeki “Başörtüsü Aynı Açıklama Değil Artık” başlıklı yazısında “Bugün İslam’ı en doğru bir şekilde temsil eden gösterenin her hal ve yorumuyla başörtüsü olduğunu söylemekte ne yazık ki zorlanıyoruz. Başörtüsü artık tesettür için gerekli takva, tevazu ve rıza hallerini yansıtmıyor genel bir bakışta” dedikten sonra “Başörtülü kadınların ortalama bir Türkiye fotoğrafında tutmaya başladığı şimdiki yer bir normalleşme anlamına geliyor. Bu........

© Yeni Şafak