We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Ölçü siyaset değil hakikattir

141 0 0
09.11.2018

İki asırdır ölçülerimizi kaybettik. O yüzden araçlarla amaçları kolaylıkla birbirine karıştırmaktan, araçları amaçların yerine yerleştirmekten başka bir şey yapamıyoruz.

Amaçlarımızı yitirdik, araçların esiri hâline geldik.

Hayatımızı araçlar, özellikle de siyaset şekillendiriyor.

Oysa siyaset sadece bir araçtır; siyasetin bir ruhu yoktur; siyasetin dayanması gereken, siyasete anlam ve ruh katacak tek ölçü hakikattir.

Hakikati siyasete göre değerlendirirsek, başka bir ifadeyle siyaseti hakikatin önüne geçirirsek, hakikatten eser kalmaz ortada.

Sonuçta, siyasetin, yani araçların hakikati yutması ve buharlaştırması önlenemez.

Oysa siyaset, kurucu bir kaynak değil, koruyucu bir barınak olabilir, yol açabilir sadece... Hakikatin yani kurucu kaynağın ışığında, elbette.

MEDENİYET ÖLÇEĞİNDE ÇÖZÜMLER ŞART

O yüzden siyaseti değil hakikati önceliyorum her yazımda.

Bunun iki nedeni var:

Birincisi, biraz önce de dikkat çektiğim gibi, siyaset araçtır yalnızca.

Türkiye’nin asıl sorunları siyasî, ekonomik sorunlar değil, köklü, varoluşsal, medeniyet çapında sorunlardır.

Siyasî ya da ekonomik gibi görünen sorunların hepsi de, sonuçtur.

Sonuçlardan yola çıkarak, köklü bir sorunu aslâ çözemezsiniz. Bırakınız çözmeyi, sorunu doğru teşhis edemez, kalıcı çözüm önerileri geliştiremezsiniz.

Köklü sorunlara, geçici (sadece sonuçları eksene alan) çözüm önerileri geliştirmek, asıl sorunu atlamakla, dolayısıyla sorunun kaynağını, nedenini görememekle sonuçlanır.

Kalıcı sorunlara geçici çözüm önerileri........

© Yeni Şafak