We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Türkiye’nin ve İslâm’ın “Araplar”la imtihanı

277 0 0
14.01.2019

İslâm’ın gelişi, insanlık tarihinde bir milattır: İslâm, ilk yarım asrında, Doğu’da Çin’e, Pasifik’e; Batı’da İber Yarımadası’na, Atlantik’e kadar yayıldı: Tarihte benzeri görülmemiş bir hâdisedir bu. Tarih felsefecileri, İslâm’ın “yıldırım hızı”yla yayılmasını açıklamakta zorlanırlar.

İSLÂM GÜNEŞİ

Düşünsenize... İslâm, doğuşu itibariyle, üç bin yıllık muazzam Çin medeniyetini de, iki bin yıllık Hint medeniyetini de, can çekişen Roma uygarlığını da, Kilise ekümenini de izafileştirmiş, tarihin gerisine itmiş, gölgede bırakmıştı.

Nebevî çağrı, bütün zamanları, çağları, medeniyet yolculuklarını izafileştirecek, kendisinden önceki ve sonraki bütün medeniyetleri besleyecek, onların hepsinden beslenerek, vahyin filtresinden geçirip semantik dönüşüme uğratarak insanlığın birikimini hakikat medeniyetinin ışığında yeniden insanlığa sunacak her dem taze, her dem yeni muazzez bir nebevî çağ, peygamberî bir zeitgeist inşa etmişti.

İslâm’ın doğuşu, insanlığın hem içini ısıtacak hem de dünyayı aydınlatacak, ışıtacak bir güneşin doğuşu oldu.

Araplar, Sahabe / Râşid Halifeler Asrı, Selef Asrı ve Tedvin Asırları’yla Kur’ân dili Arapça üzerinden İslâm’ın medeniyet yürüyüşünü -Amerika hâriç- bütün dünya coğrafyasına ulaştırdılar.

Müslüman Endülüs ve Sicilya Avrupa’yı aydınlattı; tarihe kışkırttı. Arabistan Yarımadası’nda tutuşturulan hakikat meşalesi, Hindistan’ın, Türkistan’ın, Çin’in içlerine kadar ışık saçtı.

Moğol ve Haçlı saldırıları, İslâm dünyasını kasıp kavurmaya ramak kalmışken Türkler İslâm’ı kabul etti.

TÜRKLERİN GELİŞİ...

Türklerin İslâm’a girmeleri, dünya tarihinde milat oldu. Hem İslâm tarihinin hem de dünya tarihini seyrüseferi değişti.

Türkler, Araplar ve Kürtler, Moğol saldırılarına ve Haçlı saldırılarına birlikte direndiler. Türklerin yeni benimsedikleri dini coşkuyla, samimiyetle hayat hâline getirmeleri, İslâm dünyasına taptaze, toparlayıcı, diriltici bir ruh kattı.

Bundan böyle dünya tarihinin de, İslâm tarihinin de yegâne belirleyici aktörü, itici gücü, kurucu iradesi olan........

© Yeni Şafak