We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Suriye’de neyi, niçin istemeliyiz?*

49 32 6
17.01.2019

Suriye “iç savaşı”nın özel bir anını yaşıyoruz. Bu özel anın karakterize eden olgu ABD’nin Suriye’deki politik yenilgisi.

Mağlup müttefikler (ABD ve Erdoğan) yenilginin faturasını hafifletmek için birbirlerini göstere göstere kazıklamaya çalışıyorlar. ABD, yenilgisini Suriye Kürtleri ile kurduğu zoraki ilişkiler üzerinden hafifletmek istiyor. Erdoğan, BOP eşbaşkanlığı batağından sırtına yıkılan faturayı, Suriye Kürtlerini şeytanlaştırıp ABD’den rüşvet koparmanın peşinde.

ABD “Suriye’den çıkar gibi yaparak Türkiye ve Suriye Kürtleri arasında kriz yaratıp Suriye’deki askeri ve politik varlığını geliştirmenin” peşinde olabilir; Türkiye ABD’nin bu manevrasına ayak uydurup, parsa kapmaya heveslenmiş olabilir vs.

Ama yenilgiyi ne renge boyarsanız boyayın “zafere” dönüşmüyor. Gerçek ortada: ABD, taşeronları ve cihatçı müttefikleri yenildi ve birbirlerine düştüler, buna karşılık Rusya, BAAS ve müttefikleri ile Suriye Kürtleri Suriye’nin geleceğini belirleyecek güçler olarak ayakta kaldılar. ABD ve Türkiye Suriye iç savaşında aldıkları yenilginin sonuçlarını hafifletecek “ödünlere” ulaşıp ulaşamayacaklarını belirleyecek olanlar “ayakta kalanlar”la ilişkileri.

Bu noktada ABD Suriye Kürtleriyle, Türkiye ise Rusya’yla kurduğu ilişkilere tutunmaya çalışıyor. Savaşın gerçek mağlupları olmalarına rağmen ABD ve Türkiye iktidarları savaşın büyük galibi BAAS iktidarının iradesini de, savaşın bir başka “kazananı” olan Suriye Kürtlerinin bu savaş sürecinde elde ettikleri toplumsal, politik ve askeri yetenekleri de (Suriye Kürtleri antitesini de) hala yeterince ciddiye almıyorlar; kendi kendilerine gelin-güvey oluyorlar.

Suriye’deki bu yeni tabloyu da, ABD ve “eski oynaşının” birbirlerine karşı oynadıkları oyunları da biz, yani Türkiyeli devrimciler,........

© Yeni Yaşam