We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Yeni bir "at pazarlığı" mı?..

1086 101 294
15.09.2018

Kafamı çok kurcalıyor...

Nedir o?..

Canlı yayınlanan Tahran zirvesinden önce ve sonra yaşanan gelişmeler ile çok bağlantılı olduğunu düşündüğüm ekonomi ve dışişleri koridorlarında duyduğum bir iddia... İnsanın uykularını kaçıracak cinsten.

Bir daha hatırlatarak gidelim...

Erdoğan, Kırgızistan dönüşünde 25 Eylül'de New York'taki BM Genel Kurulu'nda Trump ile görüşme konusunda talep gelmediğini, kendisinin de özel bir talepte bulunmayacağını açıklamıştı. Acaba bu "görüşelim"in kurnazca bir ifadesi miydi?..

Sonra, Tahran zirvesinde Türkiye'nin içine düşürüldüğü zor durum. Erdoğan'ın gözlerinin içine bakıla bakıla Suriye rejiminin meşruluğunun İran ve Rusya tarafından sürekli vurgulanması. Erdoğan'ın ateşkes ilanı önerisi bu iki ülke tarafından reddedilirken, Türkiye'yi terör örgütlerinin hamisi duruma düşürülmesi atakları... Erdoğan'ın, ABD yönetimine kapı aralamak için Wall Street Journal'a yazdığı makale...

Lazkiye'den paketlenen terörist Yusuf Nazik üzerinden Esad'a ve Suriye rejimine meydan okumalar...

Ve tüm bu gündem maddeleri ile birlikte içinde bulunduğumuz büyük ekonomik kriz. Biliyorsunuz, ABD Kasım ayında İran'a ambargo planlıyor. Türkiye'yi de uyması için oldukça zorluyor. İktidar sözcülerinin tüm aksi yönde açıklamalarına rağmen acaba bir yol ayrımına mı geldik?..

Satırları uzatmayalım. Ekonomi ve dışişleri kulislerinde duyduğum şok iddia şöyle;

"ABD ve Suriye, İran'a ambargoya uymamız için 65 milyar dolar yardım teklif ettiler. İran'ın da haberdar olduğu bu teklif, İran yönetiminde büyük rahatsızlık yarattı."

Tahran'daki, Suriye zirvesi acaba bu yüzden mi canlı yayınlandı?.. Ve arkasından, iktidarın "Lazkiye paketi" hamlesi geldi?..

Bilemiyorum...

***

Türkiye, İran ambargosuna katılır mı?.. İlişkilerimiz ne durumda?... Benzer soruları, Türkiye-İran ilişkileri konusunda uzmanlığı ile tanıdığımız CHP........

© Yeniçağ