We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Yunanistan’ın bize verdiği ve bizim hâlâ anlamadığımız iki büyük ders

362 51 470
08.12.2017

Yunanistan’ın Türkiye’ye verdiği esas ders şu: İnsanlığın ulaştığı çağdaş hukuk düzenine istisna, sadece azınlığa hak tanınacaksa getirilebilir. Bu 'pozitif hak'a demokrasi denir.

Birinci dersi Yunanistan 1923’ten beri veriyordu, daha önemli olan ikincisini geçtiğimiz günlerde verdi.

Birinci ders şu ki, Lozan’ı imzaladığımızın daha ikinci yılında biz Md. 42/1’yi ihlal ettik ve bu ihlali şu anda da sürdürüyoruz. Yunanistan ise, ülkesindeki Müslüman-Türk azınlık için bu önemli maddeyi/hakkı günümüze kadar titizlikle uyguladı.

Madde şöyle: “Türk hükümeti, aile statüleri ile kişisel statüleri konusunda, Gayrimüslim azınlıkların gelenek ve göreneklerinin uygulanması için bütün tedbirleri almayı kabul eder”. Md. 45 de, Yunanistan’ın aynı şeyi kendi ülkesindeki Müslüman azınlıklara uygulayacağını söylüyor.

Md. 42/1’i Türkçeye kısaca tercüme edeyim: ‘Türkiye’deki Gayrimüslimlerin dinî nikahı resmen de geçerlidir’. Bu madde, azınlıklara bir “pozitif hak” getiriyor. Hemen hatırlatayım: Pozitif haklar çoğunluğa verilmez, sadece azınlıklara verilir. Yazının sonunda tekrar döneceğiz buraya, çünkü Yunanistan’ın verdiği ikinci ders de bu.

***

Türkiye, 1925 sonunda Gayrimüslimlere ilan etti: ‘Önümüzdeki yıl Medeni Kanun çıkıyor, artık Kilise nikahınız resmî nikah yerine geçmez. Lozan’daki hakkınızdan feragat edeceksiniz ve nikahınızı belediyelerde kıydıracaksınız. İsteyen, sonra gider kilisede de tören yapar’.

Türkiye’nin bunu demeye hakkı yoktu. Çünkü azınlık bireyleri veya cemaatleri, Lozan gibi 8 devletin imzaladığı bir uluslararası antlaşma hükmünden feragat edemezler. Zaten Lozan Md. 37 açık açık ilan etmiş: Bu koruma hükümleri, “(...) hiçbir kanun (...) ve hiçbir resmî işlem[in]” ortadan kaldıramayacağı bir haklar bütünüdür.

Sonuç şöyle oldu: Museviler bu Lozan ihlaline hemen uydular. Ermeniler epey direndikten sonra uydular. Rumlar ise çok direndikten sonra uydular çünkü Rum cemaat liderleri ve gazetecileri tutuklanmışlar ve “feragat” olmadan tahliye edilmemişlerdi.

***

Bizim aksimize, Yunanistan bu Md. 42/1’i hiç ihlal etmedi ve İslam aile hukukunu azınlığa aynen uyguladı: 1) Evlenme, 2) Boşanma, 3) Çocukların velayeti, 4) Miras. Zaten ikinci ders dediğim de bu sonuncu konudan çıktı. Şöyle:

Gümülcine’den Hatice Molla Salih ile kocası aralarında konuşuyorlar: ‘Çocuğumuz yok. Hangimiz ölürse mallarımız diğerine kalsın, akrabalarımız akbaba gibi gelip malımıza çökmesin’. Çünkü şeriat hukukuna göre miras........

© Artı Gerçek

Yorum yap

yorumunuz...


küfür, argo, hakaret içeren yorumlar silinir 0/350

Yorum yap