We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Aşk iki kişiliktir

116 38 134
05.11.2018

Vatan Partisi Öncü Kadın’ı kutlarız. O çalıştayı yaşayan herkes kutladı. Cumartesi günü Ankara’da Türk-İş Konferans Salonu’nda toplanan "Çocuk Cinsel İstismarı ile Mücadele Çalıştayı"ndan söz ediyoruz. Öncü Kadın, Önemli bir sorunun üzerine yürüdü, çok ciddî bir konuyu insanî ve bilimsel ölçülerde kamuoyunun önüne getirdi. Ankara’dan İstanbul’a gelirken, Şule Perinçek ile yol boyu Çalıştayı konuştuk. Şule, benim öğretmenimdir.

Çocuk sömürüsü deyince, öncelikle iki sorun önümüze çıkıyor: Çocuk emeğinin sömürüsü ve Çocuk cinsel sömürüsü. Çalıştay, ikinci sorunda yoğunlaştı.

TEK KİŞİLİK AŞK YOK

Kadın ve erkeği zihinsel düşünce ve ruhsal duygu alanlarında buluşturan aşk, güzel şeydir; insanın mutluluk kaynakları arasında benzersiz bir yerdedir.

İngiliz Şairi Byron, yaman adamdır, bizim Çanakkale Boğazı’nı yüzerek geçmiştir. O, bir şiirinde, mutluluk iki kişiliktir, aşk iki kişiliktir, der. Tek kişilik aşk yok. Gönül birliği, doğal ve kültürel gelişimde belli bir olgunluk düzeyine gelen yetişkinler arasında olur. Gönül birliğinin güzelliği, iki insanın toplumun değerleri içindeki özgür iradesindedir.

Oysa çocuğun cinsel sömürüsünde tek kişilik bir eylem görüyoruz. Aşkla ilgisi olmayan bir eylem! Bir dayatma, bir kandırma, bir tecavüz görüyoruz. Hem de tecavüzlerin en ağırı, en çirkini, en ahlâksızı!

DOĞADAN SAPMA VE AĞIR SUÇ

Ve doğadan sapma görüyoruz. Ruhsal açıdan bilim insanlarının bozukluk ve sapkınlık diye tanı koydukları bir sapma.

Ceza Hukuku, o tecavüzü suç olarak tanımlıyor. Ağır cezalık suç! Toplumun vicdanı da o tanımla birliktedir. Her suç işleyene zamanla bir acıma duyulur. Ama çocukta ağır yaralar açan, toplumda derin izler bırakan bu tecavüzü, toplum bağışlamıyor. Çünkü çocuğun cinsel sömürüsü, toplumun bugününe ve yarınına karşı ağır bir suçtur. Çocuğa özen, bugüne ve yarına özendir.

KADIN İLE ERKEĞİ AYIRAN DUVARLAR

Köleci ve derebeylik toplumunda kadını hapseden duvarlar var. O duvarlar aynı zamanda erkeği de hapse atıyor. Atina’da, Roma’da, Çin’de ve Batı Asya’da, dünyanın her yerinde eski ve orta çağlarda o duvarların arasında yaşanan acıları görüyoruz.........

© Aydınlık