We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Cehalet

66 73 120
14.03.2018

İşini ciddiye alan –bir bölüğü son bir buçuk yılda ihraç edilmiş– akademisyenler, birkaç yıl öncesine kadar, öğrencilerin bilgisizliğinden yakınırlardı. Karl Marx’ı veya Herbert Spencer’i Marks&Spencer’le iltisaklı düşünenler, falan… Son iki üç yılda ise, farklı bir cehaletten yaka silkiyorlar: bilmediğinden mahcup olmayan, bilgiye ve bilene hürmet etmeyen, bilme iştahı duymayan, dahası bilgiye ve bilene arsız, hatta bazen saldırgan denebilecek bir kayıtsızlıkla meydan okuyan bir cehalet…

***

Cehaletin teşvik gördüğüne dair alâmetler de var, bir zamandır.[1] 21 Mart 2016’da, İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi rektör yardımcısı Prof. Dr. Bülent Arı’nın çok konuşulan –ve neticede görevinden istifasına yol açan– sözleri, bunun timsaliydi: “Ben daha çok cahil ve okumamış tahsilsiz kesimin ferasetine güveniyorum bu ülkede. Yani ülkeyi ayakta tutacak olanlar, okumamış, hatta ilkokul bile okumamış, üniversite okumamış cahil halktır. Onlar bu yanlışların hiçbirini yapmazlar. Olayları en rahat okuyanlar ilkokul mezunları. Çünkü zihinleri berrak.”

“Sözde aydın” lâfıyla başlatılan hücumlar ve genel anti-entelektüalizm de, bir cehalet övgüsünü büyütmüyor mu? ‘O cahiller ki, sözde aydınlardan çok daha iyisini bilirler…’

Okumuştansa cahile güvenmenin, dinî muhafazakârlıkta yerleşik bir temeli vardır. Okumuşlarda bilmenin kibri ve şişkin enaniyet (ego), onları imanın esaslarına kapatabiliyordur buna göre. Hem, okumuşlar dış âlemin malûmatına ve aklî bilgiye kısılabiliyor, içsel/derunî bilgiye körleşebiliyor, “akleden kalbe” sağırlaşabiliyordur.

Bu ideolojik söylemin, popülizme de açılan geniş bir yolu var. Kemal Tahir’in “Okumadan bilen, kitapsız öğrenen” diye andığı, halk irfanına güvenmek… Tahsilsiz görgünün, hayat tecrübesinin, halk bilgeliğinin sahiden bir hakikati olan kaynaklarına bilgi sevgisiyle açıklıktan öte, onu, entelektüel bilgiye kahretmenin, entelektüel etkinliği horlamanın miyarı yapmak…

***

Rancière, farklı anlamda bir ‘cehalete övgü’ ilkesiyle yola çıktığı Cahil Hoca’da, halk irfanı romantizmine karşı şu ikazı yapar oysa: “Cahili… bilginlerin ilmine karşıt bir halk ilminin emanet edildiği kişi yapmayacağız.”[2] O, “hoca” ile talebeyi, birlikte, birbirinden ve kendi yolunu........

© Birikim