We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Medya hukuk siyaset kıskacında kız çocuğu

31 16 45
12.02.2019
Erken evlilikleri dinin gereği gibi görenlerin medya desteğiyle siyaset ve bürokrasi üzerinde kurduğu baskı gücüyle konu yine politikanın gündeminde. Erken evlilik suçu nedeniyle hüküm giymiş olanlara af getirecek bir düzenlemeyi yasamanın gündemine alacak çalışmalar yapıldığına haberler yayınlanmıştı. Yerel seçim nedeniyle meclisin tatile girmesine kısa bir süre kalmışken “tecavüzcü affı” içerecek bir düzenlemenin yasalaşması zor belki. Ancak asıl sorun, parlamento kulislerinde konunun gündemde tutulması.

Şule Çet davası özelinde ataerki cinayetlerine yönelik medya ve yargı yaklaşımlarının önemi bir kez daha konuşuluyor. Şiddetle mücadele etmeye değil şiddet failine, zanlısına destek olmaya dönüşen bu sorunlu tavır ve davaya ilişkin kapsamlı değerlendirmeler içeren bir yazı kaleme almıştı Avukat Hülya Gülbahar. Gazete Duvar da yer verdi “Şule Çet davası, kadınlara karşı işlenen suçlar konusunda toplumsal bir sınavdır” başlıklı yazıya. Şiddetle mücadele alanında hukuk dersi niteliği taşıyan değerlendirmelerle birlikte bu yazıda, bazı haber başlıkları ve sorunlu haber verme biçimlerinden örnekleri de görüyoruz: “Ana akım medya da, “lüks plazada buluşma”, “iki erkekle plazaya girdi, sonrası…” başlıklı haberler, intihar ya da düşme vurguları ile bir kadına karşı şiddet olayında daha faili koruyup kollamaya başladı. Kadını ve kadının yaşam tarzını suçlayıcı bir dil kullanarak kamuoyunu kadın aleyhine yönlendirmeye çalıştı. Yapılan haberlerde Şule Çet’in fotoğrafları açıkça kullanıldığı halde, şüpheli erkeğin fotoğrafına, adına yer verilmiyor ve şüpheli açıkça kollanıyordu.”

Mağdur kadının hayat tarzına saldırı niteliğindeki yayınların, cinayet kurbanı kadının ailesinin acısına ve hatırasına saygısızlık boyutuna da dikkat çekiyor Hülya. Ve medya-yargı etkileşimini de dile getiriyor: “Bu yayınlar nedeniyle yapılan hiçbir suç duyurusundan sonuç alınamamış; zor bela tazminat ödemeye mahkum edilen Takvim gazetesine ilişkin karar da, geçtiğimiz günlerde istinaf mahkemesi tarafından bozulmuştu. Yandaş olmayanların yaşam tarzlarına saldırı konusunda yargı kalkanı ile korunmaya devam edilen medya, hem tüm toplumu kendi değerleri........

© Gazete Duvar